Prof. Dr. Ahmet Aydın, balık ve kabuklu deniz canlılarına bağlı zehirlenmelerin mide-bağırsak, sinir sistemi ve kalp üzerinde etkili olabileceğini belirterek, “Düşük bir ihtimal de olsa deniz canlılarına bağlı zehirlenme söz konusu olabilir. Deniz ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine bilinçli tüketici olmak önemli. En önemlisi deniz ürünlerinin güvenilir ve bilinen yerlerden alınmasıdır. Balığın taze olduğunun ve herhangi bir bozulma belirtisi bulunmadığının görülmesi gerekir” dedi.

Yemekle ilgili bitmeyen düşünceler aslında açlıktan değil, beynin verdiği gizli sinyallerden kaynaklanıyor olabilir; “food noise” adı verilen bu durum, modern yaşamın en sessiz ama en güçlü yeme tetikleyicilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Peki food noise nedir, neden olur ve nasıl kontrol altına alınır? İşte bilimsel temellere dayanan, uygulanabilir çözüm yolları…

Toplumda sıkça rastlanan ancak genellikle “yorgunluğa” yorularak geçiştirilen istemsiz bacak hareketleri, aslında Parkinson’dan beyin tümörüne kadar pek çok ciddi nörolojik hastalığın habercisi olabilir. Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, bu hareketlerin ne zaman “masum” ne zaman “kritik” olduğunu Cumhuriyet okurları için analiz etti.

40 yılı aşkın süre boyunca 130 binden fazla kişinin takip edildiği geniş kapsamlı bir araştırma, düzenli kafein tüketimi ile daha düşük demans riski arasında bağlantı olabileceğini ortaya koydu.

Dövmeler hiç olmadığı kadar yaygınlaşırken, son yıllarda yapılan araştırmalar kalıcı mürekkep ile bazı kanser türleri arasında olası bir bağlantıya işaret ediyor. Binlerce yıldır uygulanan dövme geleneğinde çoğu kişi için en büyük endişe pişmanlık olurken, bilimsel bulgular sağlık risklerine dair yeni soruları gündeme getiriyor.