ABD-İsrail ile İran arasında başlayan savaşın ilk günlerinde çatışma, daha çok İran içindeki askeri hedefler ve İsrail’e yönelik karşılıklı saldırılarla sınırlı görünüyordu. Ancak son günlerde yaşanan gelişmeler, savaşın yalnızca iki taraf arasında kalmayacağını ve giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını gösteriyor. Özellikle son birkaç gün içinde yaşanan olaylar, çatışmanın Orta Doğu’nun ötesine taşma ihtimalini ciddi biçimde artırdı.
- İran İçinde Yoğunlaşan Hava Saldırıları
Savaşın son günlerinde İran’ın başkenti Tahran ve çevresi şimdiye kadarki en yoğun bombardımanlardan birini yaşıyor. ABD ve İsrail tarafından yürütülen saldırılar özellikle balistik füze altyapısı, askeri akademiler ve stratejik komuta merkezlerini hedef alıyor. ABD’nin B-2 bombardıman uçaklarının derin yer altı füze tesislerine “penetrator” tipi bombalar kullandığı da bildirildi.
Bu saldırıların amacı, askeri açıdan oldukça net: İran’ın füze kapasitesini hızlı biçimde zayıflatmak ve ülkenin uzun menzilli saldırı kabiliyetini kırmak.
Ancak bombardımanın yoğunluğu sadece askeri sonuçlar doğurmuyor. İran içinde sivil kayıpların artması, altyapı hasarı ve şehirlerde oluşan panik hali savaşın psikolojik boyutunu da büyütüyor. Bu durum İran yönetimi açısından iki farklı baskı yaratıyor. Baskıları, iç kamuoyunu kontrol etme zorunluluğu ve aynı anda bölgesel caydırıcılığı koruma ihtiyacı olarak ele alabiliriz.
Bu nedenle İran’ın karşılık stratejisi doğrudan cephe yerine çok sayıda ülkeyi içine alan geniş bir güvenlik alanına yayılıyor.
- Körfez’de Dolaylı Cephe
İran’ın misilleme stratejisinin ilk ayağı ABD’nin bölgedeki müttefiklerini hedef almak oldu. İran tarafından fırlatılan füzeler ve drone saldırıları Körfez’de birçok ülkeyi doğrudan savaşın içine çekti. İran’ın saldırılarının ulaştığı ülkeler arasında: Kuveyt, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan gibi ABD ile askeri iş birliği içinde olan ülkeler bulunuyor. Bu saldırıların çoğu, hava savunma sistemleri tarafından engellense de bölgesel güvenlik dengesi ciddi biçimde sarsıldı. Aynı süreçte ABD donanması, İran’a ait bazı askeri unsurları hedef aldı ve İran’a ait bir savaş gemisinin batırıldığı açıklandı.
Bu gelişme, savaşın sadece hava saldırılarıyla sınırlı kalmayabileceğini ve deniz boyutunun da giderek büyüyebileceğini gösteriyor.
- Savaşın Kafkasya’ya Sıçraması
Savaşın en dikkat çekici genişlemesi ise Kafkasya’da yaşandı. Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesindeki havaalanı ve bir okul yakınında patlayan insansız hava araçları, savaşın Orta Doğu dışına taşan ilk ciddi olaylarından biri oldu. Saldırıda birkaç kişi yaralanırken Azerbaycan yönetimi, saldırının İran’dan geldiğini açıkladı ve bunu “terör saldırısı” olarak nitelendirdi.
İran ise bu iddiaları reddetti ve saldırının arkasında başka aktörler olabileceğini savundu. Bu olayın önemi yalnızca saldırının kendisi değil, coğrafi konumudur. Nahçıvan, Türkiye sınırına çok yakın, Azerbaycan’ın Türkiye ile kara bağlantısını sağlayan bölge ve aynı zamanda İran sınırına bitişik bir stratejik alan olmaktadır.
Dolayısıyla bu olay iki kritik sonucu beraberinde getirdi. Önce Azerbaycan ordusu, “misilleme hazırlığı” açıklaması yaptı. Ardından Türkiye, saldırıyı kınayarak Azerbaycan’a destek mesajı verdi. Bu gelişme, teorik olarak Türkiye’nin dolaylı şekilde savaşın güvenlik denklemine girmesi anlamına geliyor.
- Türkiye ve NATO’nun İlk Doğrudan Teması
Savaşın en kritik eşiklerinden biri ise İran’dan fırlatılan bir balistik füzenin Türk hava sahasına yönelmesi oldu. Füze, Irak ve Suriye üzerinden ilerledikten sonra NATO hava savunma sistemleri tarafından Doğu Akdeniz üzerinde imha edildi.
Bu olay birkaç nedenle çok önemli:
- NATO sistemleri, savaşta ilk kez aktif biçimde devreye girdi.
- Türkiye’nin hava sahası, doğrudan savaşın parçası haline geldi.
- Çatışmanın NATO ile İran arasında genişleme riski ortaya çıktı.
Ancak NATO yönetimi, şu ana kadar kolektif savunma maddesini devreye sokmamayı tercih etti. İttifak, askeri hazırlık seviyesini artırsa da doğrudan savaşa girmekten kaçınıyor. Bu durum Batı’nın şu an için savaşı kontrollü tutmak istediğini gösteriyor.
4.1. Avrupa’da Savaşın Yankısı: Türkiye-İspanya Dayanışması
Savaşın askeri boyutunun dışında Avrupa’da dikkat çeken bir başka gelişme ise Türkiye ile İspanya arasında sosyal medyada ortaya çıkan dayanışma dalgası oldu. Kriz sürecinde iki ülke vatandaşlarının sosyal medya üzerinden birbirine destek mesajları paylaşması, özellikle kriz dönemlerinde oluşan uluslararası kamuoyu refleksini gösterdi.
Türkiye ile İspanya arasında son yıllarda gelişen diplomatik ve askeri iş birliği de bu dayanışma atmosferinin arka planını oluşturuyor. NATO üyesi iki ülke, özellikle savunma sanayi ve güvenlik politikalarında ortak projeler yürütüyor. Bu nedenle savaşın Türkiye’ye olası etkileri Avrupa’da da yakından takip ediliyor.
İspanya’daki kamuoyunun, Türkiye’ye destek mesajları paylaşması, doğrudan askeri bir gelişme olmasa da savaşın uluslararası algı boyutunu gösteren bir örnek olarak dikkat çekiyor. Kriz anlarında kamuoyu tepkilerinin, diplomatik ilişkileri etkileyebildiği düşünüldüğünde, bu tür sosyal dayanışma kampanyaları devletler arası ilişkilerde sembolik de olsa önemli bir rol oynayabiliyor.
- Lübnan ve Hizbullah Faktörü
İsrail’in İran içindeki hedeflere saldırırken aynı anda Lübnan’daki bazı hedefleri de vurması, savaşın bir diğer genişleme riskini ortaya çıkardı. İsrail’in özellikle Beyrut’un güneyindeki bölgeleri hedef aldığı bildiriliyor. Bu bölgeler, Hizbullah’ın güçlü olduğu alanlar olarak biliniyor. Eğer Hizbullah savaşın içine tam kapasiteyle girerse çatışma şu cephelere yayılabilir: İsrail-Lübnan sınırı, Suriye’nin güneyi, Doğu Akdeniz.
Bu senaryo, zaten kırılgan olan bölgesel güvenlik dengelerini daha da karmaşık hale getirebilir.
- Bölge Dışı Aktörlerin Pozisyonu
Savaşın gidişatında yalnızca Orta Doğu ülkeleri değil küresel güçler de dikkatli bir denge politikası izliyor. Özellikle, Avrupa ülkeleri, Rusya, Çin, Hindistan gibi aktörler doğrudan askeri müdahaleden kaçınırken enerji piyasası ve ticaret yolları üzerinden gelişmeleri yakından izliyor.
Bu ülkelerin temel endişeleri önemlidir. Enerji fiyatlarında ani yükseliş, Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve küresel ticaret hatlarının zarar görmesi bu endişeler arasındadır. Dolayısıyla savaşın uzun sürmesi durumunda küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler oluşması bekleniyor.
- Önümüzdeki Senaryolar
Mevcut gelişmeler ışığında savaşın önünde birkaç olası senaryo bulunuyor.
- Kontrollü Bölgesel Savaş: ABD ve İsrail, İran içindeki askeri hedefleri vurmaya devam ederken; İran, misillemeleri sınırlı tutar. Bu senaryo savaşın genişlemesini önleyebilir ancak uzun sürebilir.
- Kafkasya ve Doğu Akdeniz’e Yayılma: Azerbaycan, olayının büyümesi veya Türkiye’nin doğrudan hedef olması durumunda savaş yeni cepheler açabilir.
- Çok Cepheli Orta Doğu Savaşı: Hizbullah’ın, tam kapasiteyle çatışmaya girmesi veya Körfez’de enerji altyapısının hedef alınması durumunda savaş çok daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşebilir.
Bugün gelinen noktada İran savaşı, artık sadece İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan bir askeri çatışma değildir. Son birkaç gün içinde yaşanan gelişmeler, savaşın etkilerinin üç farklı coğrafyaya yayıldığını gösteriyor: Orta Doğu, Körfez, Kafkasya, Nahçıvan’daki drone saldırısı, Türkiye hava sahasına yönelen füze ve Körfez ülkelerine yapılan saldırılar, bu savaşın sınırlarının giderek belirsizleştiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle asıl kritik soru artık savaşın nasıl başladığı değil, ne kadar genişleyebileceği olmalıdır. Şu anki gelişmeler, bu sorunun cevabının henüz net olmadığını gösteriyor.
Kaynaklar
[1] “Tehran Hit by Heavy Bombing on Day Seven of US-Israel War on Iran.” Al Jazeera, 6 Mar. 2026, https://www.aljazeera.com/news/2026/3/6/tehran-hit-by-heavy-bombing-on-day-seven-of-us-israel-war-on-iran. Erişim: 6 Mart 2026.
[2] (Canlı) “İsrail’in Beyrut ve Tahran’a saldırıları sürüyor: ‘İran’a karşı ateş gücü büyük ölçüde artacak’.” BBC News Türkçe, 6 Mar. 2026, https://www.bbc.com/turkce/live/c7vj03n2ym4t. Erişim:6 Mart 2026.
[3] “Tehran hit by heavy bombing on day seven of US-Israel war on Iran.” Al Jazeera, 6 Mar. 2026, https://www.aljazeera.com/news/2026/3/6/tehran-hit-by-heavy-bombing-on-day-seven-of-us-israel-war-on-iran. Erişim: 6 Mart 2026.
[4] “Missiles, drones from Iran hit airport in Azerbaijan’s Nakhcivan.” Daily Sabah, 6 Mar. 2026, https://www.dailysabah.com/world/mid-east/missiles-drones-from-iran-hit-airport-in-azerbaijans-nakhcivan. Erişim: 6 Mart 2026.
[5] Sultanova, Aida, and Dasha Litvinova. “Azerbaijan accuses neighbor Iran of a drone attack and vows to retaliate.” AP News, 6 Mar. 2026, https://apnews.com/article/azerbaijan-iran-drone-war-airport-neighbor-34ab541f4bee87337f35e44b9e3fece6. Erişim: 6 Mart 2026.
[6] “NATO increases missile defence posture after Turkey incident.” Reuters, 5 Mar. 2026, https://www.reuters.com/world/nato-increases-missile-defence-posture-after-turkey-incident-2026-03-05. Erişim: 6 Mart 2026.
[7] “İran savaşı şiddetleniyor… Kongre Trump’ı kısıtlamayı reddediyor.” Şarkul Al-Awsat Türkçe, 6 Mar. 2026, https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5247862-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-%C5%9Fiddetleniyor-kongre-trump%E2%80%99%C4%B1-k%C4%B1s%C4%B1tlamay%C4%B1-reddediyor.
[8] (Canlı) Ali, Taz, and Eva Corlett. “Middle East crisis live: Israel bombards Tehran and Beirut as US says attacks to intensify.” The Guardian, 6 Mar. 2026, https://www.theguardian.com/world/live/2026/mar/06/middle-east-crisis-live-israel-bombards-tehran-beirut-us-attacks-intensify Erişim: 6 Mart 2026.
[9] “Türkiye, Spain social media wave highlights friendship forged through crises.” Hürriyet Daily News, 6 Mar. 2026, https://www.hurriyetdailynews.com/turkiye-spain-social-media-wave-highlights-friendship-forged-through-crises-219672. Erişim: 6 Mart 2026.
[10] “NATO defences destroy missile fired from Iran over Mediterranean: Turkiye.” Al Jazeera, 4 Mar. 2026, https://www.aljazeera.com/news/2026/3/4/nato-defences-destroy-missile-fired-from-iran-over-mediterranean-turkiye. Erişim: 6 Mart 2026.

