Son günlerde memleketin en popüler kavramlarından biri belli:
Mutlak butlan.
Eskiden daha çok hukuk fakültelerinin koridorlarında, ders notlarının kenarında ve sınav haftalarında öğrencilerin yüz ifadesinde kendini gösteren bu kavram, şimdilerde gündelik hayatın ortasına kadar gelmiş durumda.
Televizyonda duyuyoruz.
Sosyal medyada görüyoruz.
Sohbetlerde kulağımıza çalınıyor.
Hatta yakında markette kasiyer “Poşet ister misiniz?” yerine “Mutlak butlan hakkında görüşünüz nedir?” diye sorarsa kimse şaşırmayacak gibi.
Herkes bir şeylerin geçerli olup olmadığını tartışıyor.
Bir karar geçerli mi?
Bir süreç tartışmalı mı?
Bir açıklama ne anlama geliyor?
Bir yorumun karşı yorumu var mı?
Memleket gündemi bir anda hukuk sözlüğüyle sabah kahvesini aynı masaya oturtmuş gibi.
Fakat bütün bu ciddi kavramların arasında daha sessiz ama oldukça çalışkan bir başka gündem var:
Vatandaşın bütçe defteri.
Vatandaşın Gündemi Bazen Bir Alışveriş Listesine Sığar
Vatandaş sabah evden çıkıyor.
Elinde liste.
Aklında hesap.
Cebinde temkinli bir iyimserlik.
Markete girince önce raflara bakıyor.
Sonra listeye bakıyor.
Sonra tekrar raflara bakıyor.
Sonra bir süre düşüncelere dalıyor.
Bu sırada alışveriş arabası da sanki vatandaşla birlikte karar sürecine katılıyor:
“Beni doldurmak güzel olurdu ama istersen bugün biraz stratejik ilerleyelim.”
Liste kendi halinde masum duruyor:
Peynir.
Zeytin.
Yumurta.
Deterjan.
Çay.
Ama bütçe defteri hemen devreye giriyor:
“Bir dakika, burada küçük bir revizyon yapalım.”
Sonra ev ekonomisi kurul toplantısı başlıyor.
Peynir bu hafta küçük paket olsun.
Deterjan kampanyaya girerse alınsın.
Çay zaten milli mesele, o kalsın.
Zeytin biraz düşünülerek seçilsin.
Yumurta ise gündemin ağırlığına göre yeniden değerlendirilsin.
Büyük cümleler yok.
Sert tartışmalar yok.
Ama günlük hayatın kendine özgü diplomasi trafiği var.
Hukuk Sözlüğü Bir Yanda, Bütçe Defteri Bir Yanda
Elbette hukuk konuşulsun.
Elbette kavramlar tartışılsın.
Elbette kamuoyunun merak ettiği konular değerlendirilsin.
Bunlar toplum hayatının doğal parçalarıdır.
Ama vatandaşın gündemi de yalnızca büyük başlıkların arasında parantez içinde geçecek kadar küçük değildir.
Çünkü vatandaşın kendi takvimi vardır.
Kira günü.
Fatura günü.
Market günü.
Okul masrafı günü.
Ulaşım kartı yükleme günü.
Bir de hiç beklenmedik anda gelen “küçük ama etkili” masraflar vardır.
Mesela evde bir ampul patlar.
Vatandaş bakar ve içinden şöyle geçirir:
“Sen de mi şimdi?”
Elektrik faturası zaten sessizdir ama düzenlidir.
Doğal gaz faturası mevsimine göre ciddiyetini artırır.
Market kasası ise tartışmaya pek açık değildir.
Ürünü okutur, rakamı gösterir, sonra da gayet tarafsız bir şekilde vatandaşa bakar.
O bakışta hiçbir ideoloji yoktur.
Sadece toplam tutar vardır.
Mutlak Butlanın Gölgesinde Günlük Hesaplar
Bugünlerde herkes geçerlilik meselesini konuşuyor.
Neyin geçerli olduğu.
Neyin tartışmalı olduğu.
Neyin nasıl yorumlanacağı.
Hangi kavramın nereye oturacağı.
Peki vatandaşın günlük hesabı nereye oturacak?
Çünkü vatandaşın hayatında da kendine göre geçerli ve geçersiz kararlar vardır.
Ay başında yapılan plan, ay ortasında güncellenebilir.
Alışveriş listesi kasaya varmadan değişebilir.
Evdeki bütçe hesabı, beklenmeyen bir masrafla yeniden yazılabilir.
Hatta bazı kararlar vardır ki mutfakta alınır, salonda bozulur, cüzdanda temyize gider.
Vatandaş da kendi küçük bütçe mahkemesinde her gün yeni kararlar verir.
Üstelik bu mahkemenin duruşması ertelenmez.
Hakim de kendisidir.
Katip de kendisidir.
Bilirkişi de çoğu zaman market fişidir.
Vatandaş Adına Konuşmak Kolay, Vatandaşı Dinlemek Daha Kıymetli
Memlekette herkes vatandaş adına konuşmayı sever.
Vatandaş bunu ister.
Vatandaş şunu bekler.
Vatandaş her şeyi görür.
Vatandaş kararını verir.
Bunların hepsi güzel cümlelerdir.
Ama vatandaşın sabah yaptığı küçük hesaplar gerçekten duyuluyor mu?
Pazardan dönerken poşetin içinde olmayanlar fark ediliyor mu?
Alışveriş listesindeki üstü çizilen ürünler görülüyor mu?
Kiracının telefon çalınca ekrana dikkatlice bakması anlaşılabiliyor mu?
İş arayan gencin yalnızca iş değil, düzenli bir gelecek duygusu aradığı konuşuluyor mu?
Emeklinin sadece gelir değil, huzurlu ve planlanabilir bir yaşam istediği yeterince yer buluyor mu?
Bunlar büyük kavramlar kadar havalı görünmeyebilir.
Ama hayat çoğu zaman bu küçük görünen başlıkların içinde yaşanır.
Asıl Mesele Geçerlilikten Önce Görünürlük
Mutlak butlan hukukta ciddi bir kavramdır.
Bu yazıda ise herhangi bir kişi, kurum, karar, parti, seçim süreci veya hukuki olay hakkında hüküm vermek için değil; gündemdeki tartışmaların yanında vatandaşın günlük hayatını anlatan bir benzetme olarak kullanılmaktadır.
Çünkü bazen asıl mesele şudur:
Herkes büyük kavramları konuşurken, vatandaşın küçük gibi görünen gündemi ne kadar görünür oluyor?
Bütçe defteri büyük konuşmaz.
Manşet atmaz.
Basın toplantısı düzenlemez.
Ama her evde bir şekilde masanın üzerinde durur.
Bazen fiziksel bir defterdir.
Bazen telefonun notlar bölümüdür.
Bazen de insanın zihninde sürekli açık duran görünmez bir hesap makinesidir.
Vatandaş o hesap makinesini kapatmak ister ama kapanmaz.
Uyku moduna geçer, sabah tekrar açılır.
Vatandaşın Bütçe Defteri de Gündemin Bir Parçası
Bugün mutlak butlan konuşulur.
Yarın başka bir kavram gündeme gelir.
Sonra yeni bir tartışma başlar.
Gündem değişir.
Başlıklar değişir.
Ekranlardaki konuklar değişir.
Ama vatandaşın bütçe defteri aynı ciddiyetle yerinde durur.
O defterde gösterişli cümleler yoktur.
Ama hayatın en sade soruları vardır:
Bu ay nasıl denkleşecek?
Bunu şimdi mi alalım, sonra mı?
Şu masrafı erteleyebilir miyiz?
Bu hafta biraz daha dikkatli mi gidelim?
Çocuğun ihtiyacı mı önce gelsin, evin eksiği mi?
Bu sorular sessizdir.
Ama sessiz olmaları önemsiz oldukları anlamına gelmez.
Çünkü toplumun gerçek nabzı bazen büyük salonlarda değil, evlerde yapılan bu küçük hesaplarda atar.
Son Söz: Bütçe Defteri de Ciddiye Alınmalı
Memleketin gündeminde hukuki kavramlar, siyasi değerlendirmeler ve farklı yorumlar elbette yer bulacaktır.
Bunlar konuşulur, tartışılır, değerlendirilir.
Ama vatandaşın günlük yaşamı, aile bütçesi, alışveriş listesi, fatura takvimi, kira hesabı ve gelecek planı da aynı ciddiyetle konuşulmalıdır.
Çünkü vatandaş yalnızca büyük cümlelerin içinde geçen bir kelime değildir.
Vatandaş, bu ülkenin günlük hayatını taşıyan asıl kişidir.
Belki de bugün sormamız gereken soru şudur:
Mutlak butlan nedir diye tartışırken, vatandaşın bütçe defterini hangi başlığın altına koyacağız?
Belki de en sade cevap şudur:
Bazı kavramlar gündeme gelir geçer; ama vatandaşın günlük hesabı her sabah yeniden başlar.
Yazarın Notu: Bu yazıda “mutlak butlan” kavramı, güncel tartışmalardan bağımsız olarak toplumsal bir benzetme amacıyla kullanılmıştır. Yazı; herhangi bir kişi, kurum, siyasi parti, mahkeme kararı, seçim süreci veya somut hukuki olay hakkında hüküm verme amacı taşımamaktadır.