Close Menu
MedyaPress
  • Dünya
  • Yaşam
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Spor
  • Sağlık
  • Magazin
  • Aşk ve İlişkiler
  • Teknoloji
  • Bilim
  • Otomobil
  • Kültür Sanat
  • Sinema
  • Röportajlar
  • Biyografi
  • Seyahat
  • Mekan
  • Gurme
  • Moda
  • Güzellik
  • Yazarlar
  • World
  • Almanca Aktüel
Facebook X (Twitter) Instagram LinkedIn YouTube WhatsApp Telegram Threads
MedyaPressMedyaPress
  • Gündem
  • Dünya
  • World
  • Yaşam
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Bilim
  • Otomobil
  • Yazarlar
MedyaPress
MedyaPress»Yazarlar»İnsan gördüğüne mi inanır, hissettiğine mi?

İnsan gördüğüne mi inanır, hissettiğine mi?

GOOGLE KAYNAK TERCİHLERİ

MedyaPress’i Google’da tercih edin

Tercih edilen kaynaklara ekle
Yazar:Ragsana Babayeva
Yayınlanma: 7 Haziran 2026, 23.11

İnsan, dünyaya gözlerini açtığı ilk andan itibaren çevresini anlamaya çalışır. Bu anlama çabasında en büyük yardımcıları duyularıdır. Görür, işitir, dokunur, koklar ve tadar. Böylece dış dünyaya dair bilgi edinir, yaşadığı çevreyi tanımaya başlar.

Ancak insanın hayat yolculuğu ilerledikçe fark ettiği önemli bir gerçek vardır: Her görülen şey mutlak gerçek olmayabilir, her hissedilen şey de hayal ürünü değildir. İşte tam bu noktada kadim bir soru insanın karşısına çıkar: İnsan gördüğüne mi inanır, yoksa hissettiğine mi?

Bu soru ilk bakışta basit görünse de aslında insanın varoluşunu, düşünce dünyasını, yaşam tecrübelerini ve hakikat arayışını içine alan derin bir meseledir. Çünkü insan yalnızca gözleriyle yaşayan bir varlık değildir. Onun kalbi, sezgileri, duyguları ve vicdanı da vardır. Bazen gözlerin göremediğini kalp hisseder; bazen de insanın hissettikleri, gördüklerinden çok daha güçlü bir gerçeğe dönüşür.

Görmek Her Zaman Gerçeği Gösterir mi?

Tarih boyunca insanlar görmeyi en güçlü bilgi kaynaklarından biri olarak kabul etmiştir. “Gözümle görmedim ki inanayım” sözü de bunun en açık örneklerinden biridir. Gerçekten de görmek, insanı ikna eden en etkili araçlardan biridir. Bir olayın yaşandığını görmek, bir kişinin davranışına şahit olmak ya da bir manzarayı gözlemlemek çoğu zaman zihnimizde güçlü bir kanaat oluşturur.

Çünkü gözler, insanın dış dünyaya açılan kapısıdır.

Fakat insanlık tarihi bize şunu da göstermiştir: Gözler her zaman doğruyu söylemez. Çölde yol alan bir insanın uzakta gördüğü serap aslında su değildir. Ufuk çizgisinde birleşiyor gibi görünen gökyüzü ve yeryüzü gerçekte birbirinden çok uzaktadır. Optik yanılsamalar, gözlerimizin ne kadar kolay aldatılabileceğini açıkça ortaya koyar.

Bazen aynı nesneye bakan iki insan bile farklı şeyler görebilir. Çünkü görmek yalnızca gözlerin işi değildir; aynı zamanda beynin yorumlama sürecidir. İnsan, gördüklerini geçmiş deneyimleri, beklentileri, korkuları ve inançlarıyla birlikte değerlendirir.

Bu nedenle iki kişinin aynı olayı farklı biçimde yorumlaması oldukça doğaldır. Birinin açık ve net gördüğü bir durum, başka biri için bambaşka anlamlar taşıyabilir. Gözler aynı yere baksa da zihinler her zaman aynı sonucu çıkarmaz.

Hissetmek Görünmeyen Dünyanın Kapısını Açar

Hissetmek ise çoğu zaman gözle görülmeyen bir dünyanın kapısını aralar. İnsan hayatındaki en önemli kararların büyük bir kısmı yalnızca mantıkla değil, duygularla da verilir.

Bir anne, çocuğunun üzgün olduğunu çoğu zaman onun söylemesine gerek kalmadan hisseder. Yıllardır görüşmeyen iki dost karşılaştığında aralarındaki samimiyet, kelimelerden önce hissedilir. Sevgi, özlem, merhamet, korku ve umut gibi duygular gözle görülmez; ancak insan yaşamını derinden etkiler.

Sevgi bunun en güçlü örneklerinden biridir. Bir insan sevdiği kişiye baktığında yalnızca onun yüzünü görmez. Aynı zamanda onunla ilgili anılarını, hayallerini, umutlarını ve duygularını da hisseder. Bu nedenle sevgi, görmenin çok ötesinde bir anlam taşır.

Sevilen kişinin varlığı bazen kilometrelerce uzakta olsa bile hissedilebilir. Çünkü insan kalbi, fiziksel mesafelerin aşamadığı sınırları aşabilir.

Benzer şekilde korku da çoğu zaman görülmeyen şeylerden doğar. Karanlık bir odada bulunan insanın korkusu, gördüklerinden değil, göremediklerinden kaynaklanır. İnsan zihni bilinmeyeni hayal eder ve duygularını buna göre şekillendirir. Bu durum, hislerin insan davranışları üzerindeki etkisini açıkça gösterir.

Duygular da İnsan Yanılabilir

Ancak hisler de her zaman mutlak doğruyu göstermez. Nasıl ki gözler yanılabiliyorsa, duygular da insanı yanıltabilir. Önyargılar, korkular, kırgınlıklar ya da aşırı beklentiler bazen gerçekleri görmemizi engelleyebilir.

Bir kişiyi hiç tanımadan ona karşı olumsuz duygular beslemek bunun örneklerinden biridir. Bazen geçmişte yaşanan kötü bir tecrübe, bugünkü insanlara karşı bakışımızı etkileyebilir. Bazen de aşırı iyimserlik, gözümüzün önündeki bazı gerçekleri görmemizi zorlaştırabilir.

Bu nedenle yalnızca hislere dayanarak karar vermek de her zaman doğru sonuçlar doğurmayabilir. İnsan, duygularını önemsemeli; ancak onları aklın süzgecinden geçirmeyi de bilmelidir.

Görmek ve Hissetmek Birbirinin Rakibi Değildir

Aslında insan hayatındaki en sağlıklı yaklaşım, görmek ve hissetmek arasında doğru dengeyi kurabilmektir. Çünkü bu iki unsur birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır.

Görmek dış dünyanın bilgisini sunar. Hissetmek ise iç dünyanın rehberliğini sağlar. Akıl ve kalp nasıl birlikte çalıştığında insan daha sağlıklı kararlar alabiliyorsa, görmek ve hissetmek de birlikte değerlendirildiğinde hakikate daha yakın bir bakış açısı kazandırır.

Bir insan yalnızca gördüklerine inanırsa duyguların, sezgilerin ve vicdanın sesini ihmal edebilir. Yalnızca hislerine güvenirse de gerçeklerle arasına mesafe koyabilir. Bu yüzden insanın hem gözlerine hem de kalbine kulak vermesi gerekir.

Edebiyatta Kalbin Gözü

Edebiyat tarihinde bu konuya sıkça değinilmiştir. Şairler ve yazarlar çoğu zaman “kalbin gözü”nden söz etmişlerdir. Çünkü insanın yalnızca maddi gerçeklerle yaşayamayacağını bilirler.

Bir şiirin insanı etkilemesi, bir melodinin duygulandırması ya da bir tablonun düşündürmesi tamamen hislerle ilgilidir. Sanat, görünen dünyanın ötesindeki anlamları keşfetme çabasıdır. İnsan bir tabloya baktığında renkleri görür; fakat o tablonun içinde uyandırdığı duyguyu hissettiğinde gerçek bağ kurar.

Türk edebiyatının önemli isimlerinden Yunus Emre de eserlerinde gönül kavramını sıkça işlemiştir. Ona göre insanın hakikate ulaşması yalnızca gözle görmekle mümkün değildir. Gönül gözü açılmadıkça gerçek anlamda bir farkındalık oluşamaz.

Bu düşünce, yüzyıllar boyunca Anadolu irfanının temel taşlarından biri olmuştur. Çünkü hakikat, çoğu zaman yalnızca görünenin içinde değil, görünenin ardındaki anlamda saklıdır.

Modern Çağda Görüntünün Gücü

Modern çağ, görmenin gücünü her geçen gün daha da artırmaktadır. Televizyonlar, telefonlar, bilgisayarlar ve sosyal medya platformları insanları sürekli görüntülerle karşı karşıya bırakmaktadır.

Bugün insanlar çoğu zaman gördükleri şeylerin gerçek olduğuna kolayca inanabilmektedir. Oysa dijital teknolojiler sayesinde görüntüler değiştirilebilmekte, sahte içerikler üretilebilmekte ve algılar yönlendirilebilmektedir.

Bu durum, yalnızca gözlere güvenmenin ne kadar riskli olabileceğini göstermektedir. Bir fotoğraf, bir video ya da sosyal medyada paylaşılan bir görüntü her zaman gerçeğin tamamını yansıtmayabilir. Bazen gösterilen şey doğru olsa bile eksik olabilir. Bazen de görünen, hakikatin yalnızca bir parçasıdır.

Buna karşılık insanın vicdanı ve sezgileri çoğu zaman ona önemli uyarılarda bulunur. Bir haberin doğruluğunu sorgulamak, bir olayın perde arkasını araştırmak veya görünenin ötesindeki gerçekleri anlamaya çalışmak, insanı daha bilinçli bir birey hâline getirir.

Çünkü hakikat çoğu zaman yüzeyde değil, derinliklerde saklıdır.

Hayat Kararlarında Akıl ve Kalp Dengesi

Hayatın dönüm noktalarına baktığımızda insanların büyük kararlarını çoğu zaman hem gördüklerine hem de hissettiklerine dayanarak aldıklarını görürüz.

Bir meslek seçerken yalnızca maddi imkânlar değil, kişinin iç sesi de önemlidir. Bir dostluk kurarken yalnızca davranışlar değil, güven duygusu da belirleyici olur. Bir şehre yerleşirken yalnızca fiziki şartlar değil, insanın oraya ait hissedip hissetmemesi de etkili olur.

İnsan ruhu karmaşık bir yapıya sahiptir. Mantık ve duygu sürekli bir etkileşim içindedir. Bu nedenle “İnsan gördüğüne mi inanır, hissettiğine mi?” sorusuna tek ve kesin bir cevap vermek kolay değildir.

Bazı durumlarda görmek daha güçlüdür. Bazı durumlarda ise hissetmek. Ancak hayatın bütününe bakıldığında insanın en doğru kararları, bu iki unsur arasında denge kurabildiği zaman verdiği görülür.

Görmek Deneyimi Başlatır, Hissetmek Anlam Katar

Bir dağın zirvesine çıktığımızda muhteşem manzarayı gözlerimizle görürüz. Fakat o manzaranın içimizde bıraktığı huzuru hissetmeden deneyim tamamlanmış olmaz.

Bir kitabı okuyabiliriz; ancak onun ruhumuza dokunan yönünü hissetmezsek satırlar yalnızca kelimelerden ibaret kalır. Bir insanla konuşabiliriz; fakat samimiyetini hissedemiyorsak iletişim eksik kalır.

Demek ki insan yaşamının anlamı yalnızca görmekte değil, aynı zamanda hissetmektedir.

Belki de insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri budur. İnsan yalnızca gözleriyle değil, kalbiyle de bakabilen bir varlıktır. Onun dünyası fiziksel gerçeklerle sınırlı değildir. Hayalleri, umutları, korkuları, sevgileri ve sezgileri vardır. Bütün bunlar gözle görülmese de yaşamın en gerçek parçalarını oluşturur.

Hakikat Görülen ile Hissedilen Arasındadır

Gözler dünyayı tanımamızı sağlar; hisler ise ona anlam kazandırır. Birinin eksik olduğu yerde diğerinin rehberliği gerekir. Çünkü hakikat çoğu zaman yalnızca görünenlerde değil, hissedilenlerde de saklıdır.

İnsan, yaşam yolculuğunda hem gözlerinin ışığına hem de kalbinin sesine kulak verdiğinde kendisini ve dünyayı daha doğru anlayabilir. Belki de gerçek bilgelik, görülen ile hissedilen arasındaki köprüyü kurabilmektir.

Ragsana Babayeva – Diğer Yazıları
  • Küçük kızın mezarlığa mektupu
  • İnsan Kendini Ne Zaman Duyar? Ragsana Babayeva
  • Kalpte, hafızada Atatürk!
  • Bir Yaz Günü: Doğanın, Huzurun ve Yenilenmenin Hikâyesi
  • Özlemin sessiz çığlığı – Ragsana Babayeva
  • 8 Mart: Bir çiçekten fazlası, bir vicdan çağrısı
Paylaş WhatsApp Facebook LinkedIn Twitter Threads Bluesky Telegram
Avatar fotoğrafı
Ragsana Babayeva
  • Website
  • Facebook
  • Instagram

Ragsana Babayeva Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi Genel Yönetmen mezunu olup, Azerbaycan Devlet Kültür bakanlığına bağlı kültür merkezi yönetmeni ve tiyatro müdürü olarak görev yapmaktadır.

MedyaPress

Öne Çıkan Haberler

  • Sapanca Gölü’ndeki pamuksu yapının sırrı çözüldü Yaşam Sapanca Gölü’ndeki pamuksu yapının sırrı çözüldü
  • Venezuela’da can kaybı 5 bini aştı Yaşam Venezuela’da can kaybı 5 bini aştı
  • Yeni haftada nefes almak bile zorlaşacak. Poyraz bile kurtaramayacak, nem ve sıcaklık birleşiyor Yaşam Yeni haftada nefes almak bile zorlaşacak. Poyraz bile kurtaramayacak, nem ve sıcaklık birleşiyor
  • Max Mara’dan Florence Pugh ile ilk parfüm adımı Güzellik Max Mara’dan Florence Pugh ile ilk parfüm adımı
  • Güneş Lekelerinden Korunmanın Kanıtlanmış Yolları Güzellik Güneş Lekelerinden Korunmanın Kanıtlanmış Yolları

Gündemdeki Başlıklar

  • İstirahat raporlarında artık bu işlem yapılmayacak: Her şey e-Devlet’e taşındı Gündem İstirahat raporlarında artık bu işlem yapılmayacak: Her şey e-Devlet’e taşındı
  • Çinliler dünya ekonomisine darbe vuracak Ekonomi Çinliler dünya ekonomisine darbe vuracak
  • Bakan Fidan, Katar’ı ziyaret edecek Siyaset Bakan Fidan, Katar’ı ziyaret edecek
  • Bilet kontrolü sırasında kavga çıktı, görevli raylara düştü Dünya Bilet kontrolü sırasında kavga çıktı, görevli raylara düştü
  • Lider şehir şaşırtmadı, işte en çok dönüşüm yapan 5 il Gündem Lider şehir şaşırtmadı, işte en çok dönüşüm yapan 5 il

Editörün Seçtikleri

  • Serbest dalışçı Kardelen Çarpar, Dünya Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı Spor Serbest dalışçı Kardelen Çarpar, Dünya Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı
  • 1.008 kilometre menzilli araç görücüye çıktı Otomobil 1.008 kilometre menzilli araç görücüye çıktı
  • Mason Greenwood sahaya indi Spor Mason Greenwood sahaya indi
  • Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu’nda tarihe geçti Spor Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu’nda tarihe geçti
  • Beşiktaş’ın Avrupa maçının hakemi belli oldu Spor Beşiktaş’ın Avrupa maçının hakemi belli oldu
MedyaPress
Android için APK İndir iPhone için iOS Yakında

© 2026 MedyaPress. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve yayın altyapısı MedyaPress Dijital Medya Ekibi tarafından geliştirilmektedir. Köşe yazıları, yorumlar ve konuk yazar içerikleri yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtır; hukuki sorumluluk ilgili yazarlara aittir.

  • Künye
  • Uluslararası Yayın İlkeleri
  • Erişilebilirlik Politikamız
  • STDGD Yayın politikası
  • Öneri ve Bilgi Formu
  • Konuk Yazar Başvuru Formu
  • Reklam ve Sponsorlu İçerik Politikası
  • Tekzip
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez politikası
  • İçerik Kullanım Şartları
  • Editoryal İlkeler
  • İletişim
  • Röportaj ve Söyleşi Politikası
  • Sponsorluklar
  • STDGD
  • Yazarlarımız
  • Künye Sorgu
  • TouchFlow
  • E-Magazin
  • Join the MedyaPress Global Network
  • Hakkımızda
  • About Us
  • Yayınlarımız
  • Düzeltme Politikası
  • Düzeltmeler Arşivi
  • Hata Bildir
  • Yapay Zeka Kullanım Politikası

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.