Bağımsız (özerk) federasyonların daha aktif, yüksek performansla, mevzuatlara uygun iş ve işlemeler yapmaları amacıyla, bakanlık bünyesinde “Sportif Değerlendirme ve Geliştirme Kurulu” oluşturulmuştur.
Önceki bakan Sayın Suat Kılıç döneminde spor akademisyeni ağırlıklı olan bu kurul, şu anda ise; bakanlık bürokratı ağırlıklı kişilerden oluşturulmuştur.
Çok önemli kamu hizmeti veren bu kurulun üyeleri, ayda dört toplantıyı geçmemek üzere toplantı yaptıkları her gün için huzur hakkı denen 532 lira civarında bir ücret alma hakkına sahiptirler. Görevlerinin önemi ve gereği olarak aldıkları ücret hepsine analarının ak sütü gibi helal olsun.
Kurulun en önemli görevi: federasyonların görevde kalıp kalmamasına karar vermek ve olağanüstü genel kurula gitmeleri için bakana rapor sunmaktır. Bu itibarla spor camiası ve bir spor dalının geleceğini tayin etme bakımından önemli bir görevdir.
Kurulun görev, yetkileri ve sorumluluklarını kapsayan yönetmelik hazırlanırken çok önemli bir husus gözden kaçırılmıştır. Yönetmelikte, “Kurul üyelerinin birinci derece yakınları, ortak oldukları ya da yönetim kurulu üyesi oldukları şirket/şirketler federasyonlar ve bakanlığın bağlı birimleri ile hiçbir şekilde ticari ve kazanç getirici iş ilişkisine giremez. Bu ilişkinin tespit edilmesi halinde ilgili kişinin kurul üyeliği doğrudan düşer, hakkında idari ve adli işlem başlatılır.” Gibi bir hükmün olmaması suiistimale açık kapı bırakmıştır.
Düşünün ki, kurul üyesi olarak bir federasyonun görevde kalıp ya da kalmaması hususunda rapor hazırlamaya yetkilisiniz. Ancak yönetmelikteki açık kapı nedeniyle federasyonlar veya bağlı birimleri ile ticari ve kazanç getirici iş ilişkisine giriyorsunuz. Bu durum genel ahlak ilkelerine uygun olmadığı gibi etik de değildir. Ayrıca, Uygulamada sakatlıklara sebebiyet vereceği ve suiistimale açık olması bakımından da hukuksal açıdan göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur.
Genç, aktif ve titizliği ile tanınan sayın bakanın ilgililere derhal talimat vererek gözden kaçan bu eksikliğin giderilmesini sağlayacağına inanıyoruz. Bu eksik giderildiği takdirde sportif organizasyonlara gölge düşmesi önlenecek olup, karşılaşılacak şaibe ve olumsuz kanaatler de başlangıç da bertaraf edilmiş olacaktır. Kısaca mevzuattaki bu eksiğin giderilmesi kamu yararına ve çok hayırlı bir iş olacak. Atalarımız ne demiş: ”Kervan yolda dizilir”… Varsa eksik düzeltilir… Yeter ki niyetler halis olsun.

