Close Menu
MedyaPress
  • Dünya
  • Yaşam
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Spor
  • Sağlık
  • Magazin
  • Aşk ve İlişkiler
  • Teknoloji
  • Bilim
  • Otomobil
  • Kültür Sanat
  • Sinema
  • Röportajlar
  • Biyografi
  • Seyahat
  • Mekan
  • Gurme
  • Moda
  • Güzellik
  • Yazarlar
  • World
  • Almanca Aktüel
Facebook X (Twitter) Instagram LinkedIn YouTube WhatsApp Telegram Threads
MedyaPressMedyaPress
  • Gündem
  • Dünya
  • World
  • Yaşam
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Bilim
  • Otomobil
  • Yazarlar
MedyaPress
MedyaPress»Güzellik»Manikürsüz Tırnakların Yükselişi

Manikürsüz Tırnakların Yükselişi

Manikürsüz Tırnakların Yükselişi
GOOGLE KAYNAK TERCİHLERİ

MedyaPress’i Google’da tercih edin

Tercih edilen kaynaklara ekle
Yayınlanma: 7 Temmuz 2026, 16.44

Renk renk Manolo’ları ve kabarık sarı saçlarıyla Carrie Bradshaw. Minimal stili, ince kemik çerçeveli güneş gözlükleri ve akrilik taçlarıyla Carolyn Bessette-Kennedy. İkisi de 90’ların stil ikonlarından. Yıllardır ne giydiğini, ne yaptığını her ayrıntısıyla konuştuğumuz; biri kurgu, biri gerçek yaşamdan bu iki karakterin kendilerine özgü stilleri dışında ilk anda akla gelmeyen bir ortak özelliği var: Olabildiğince kısa kesilmiş, temiz, bakımlı, sağlıklı, ojesiz tırnakları.

Son haftalarda Instagram ve TikTok’ta sık sık gördüğüm #nonicure etiketli videolar bana bunu düşündürdü. Onlarca, yüzlerce tasarımcı parçasından, yılları aşan bir kürasyonla bir araya getirdiği bir gardıroba sahip, otuzlarında bir kadın nasıl olur da Manhattan sokaklarında ojesiz dolaşır? Bugün -en azından son birkaç aya kadar- kadınların tik atması beklenen kutulardan manikür, 90’lı yıllarda bakımlı görünmenin ön koşullarından biri değil miydi? Peki ya günümüzde? Protez ya da jel tırnaklarla, nail-art’la, tırnak randevularıyla, en geç iki haftada bir saatlerce sohbet ettiğiniz maniküristle hikayesi devam edenlerden misiniz?

“Tırnaklarımı yaptırmayı bıraktığımdan beri yaşam kalitem hatırı sayılır seviyede yükseldi” diyor bir süredir takip ettiğim eski model, yeni influencer Valeria Lipovetsky. “Bir sonraki tırnak randevumu; kırılıp dökülen bir şey olup olmadığını düşünmeyi bıraktığımdan beri beyin kapasitemi bir görün!” Eforun fazlasından hiç hoşlanmayan, bizi Sex And The City’nin ulaşılabilir yanıyla tanıştıran Lena Dunham cephesinde de durumlar benzer. “30’larıma geldiğimde olgunlaşmanın, pratik olma çabasının ve artan sorumluluklarla gelen yorgunluğun birleşimi, havalı bir görünüm yaratmaya en yaklaştığım ânın, özel günlerde birkaç kat cila sürmekten ibaret olacağı anlamına geliyordu -geri kalan zamanlardaysa suluboya ve kalemlerle boyanmış, stresten kemirilmiş, farklı boylarda ve tırtık tırtık görünüyorlarsa şöyle bir kes, geç!” diyor Vogue için kaleme aldığı Lafın Kısası ve Uzunu: Tırnak Yolculuğunda Lena Dunham başlıklı yazısında. Gençken hayran olduğu, alabildiğine uzun, nail-art tasarımlarıyla hareketlendirilmiş akrilik tırnaklardan vazgeçmenin dayanılmaz kolaylığını anlatıyor. Dayanılmaz, çünkü badem şeklinde, kırılmadan uzatılmış, jel kaplamasıyla ekstra parlak ve pürüzsüz görünen, kusursuz, renkli tırnaklar -en azından bende- buruk bir fomo yaratmıyor değil. Yine de tırnak davetlerine cevabım, geçtiğimiz üç yıldır belli: 90’lı yıllarda bakımlı olma göstergesi değildi, şimdi de değil. Haftada üç gece retinol serumumu uyguluyor, her gün kuru fırçamı kullanıyor, peeling’ler, maskeler ve mikro-akımların bütün nimetlerinden yararlanıyor olabilirim. Nasıl dezenfekte edildiğini bilmediğim bir pensle tırnak etlerimi deyim yerindeyse yoldurmak mı? Asla.

Benim özelimde durum hijyen takıntımla başladı. El attığım her şeyin dibine vurma refleksim, konu tırnaklarım olduğunda yerini mümkünü olmayan bir dezenfektasyon arayışına bırakmıştı. Çok sevdiğim, güzellik salonunda geçirilmesi zorunlu saatleri dahi katlanılır kılan bir maniküristim olsa da, manikürü bıraktım. Kuru cilt yapım, tırnak randevumun üzerinden yalnızca birkaç gün geçtiğinde, onca saati o koltukta harcamamışım gibi bir izlenim yaratıyordu. Jel tırnaklar benim için her zaman boğucu oldu; kalıcı ojeler de tırnaklarımda tuhaf lekeler bıraktı. Randevulara bir türlü yetişemiyor, tırnaklarımın bir akşam yemeği hazırlığıyla mahvolmasına katlanamıyordum. Bu durumda #nonicure etiketinin verdiği doğrulanma hissini tahmin edersiniz. “Zaman, bizim zamanımız!” diyordu algoritmam adeta.

Lipovetsky’nin isyanını Varlıklı Kadınlar Neden Tırnaklarını Yaptırmıyor başlıklı bir video içerikle TikTok’un @hotsmartrich sayfasına konuk olan, namıdiğer Wall St. Girly, Vivian Tu takip etti. “Sırf doğru hissettiriyor diye evet dediğimiz şeyler var hayatta. Üstelik bunlardan bir değer kazanmıyor ya da neşe duymuyoruz.” Rich AF adlı kitabı bir Amazon dizisine uyarlanmak üzere olan Tu, benimkinden daha farklı ve çok anlaşılabilir bir noktaya parmak basıyor. Kim bizden her daim kusursuz tırnaklara sahip olmamızı bekliyor? İtiraf edelim, birçoğumuz da sadece beklentilere yanıt vermek için tırnak salonlarına koşuyor. Tu’nun söylediklerini dinleyince, şunu düşünüyorsunuz: #nonicure’un yükselişini bakım yorgunluğu ve kişisel zamanın cimriliğiyle açıklamak yetersiz. Zira trendi benimseyen kadınlar güzellik ve bakım rutinlerinden vazgeçmiş değil. Tu, iki-üç haftada bir gittiği kirpik randevularını aksatmayacağını söylüyor. Saçlar boyanıyor, cilt bakımı randevuları yenileniyor, pilates dersleri takip ediliyor… Görünüşe göre yalnızca tırnaklar sergilemeye açık bir bakım alanı olmaktan çıkmış durumda. Herkes yaptırıyor diye o koltukta saatler geçirmek, ojesiz tırnaklardan utanmak, manikürsüzlüğü bahaneler sunulması gereken bir mahcubiyet gibi algılamak bu çerçeveden bakınca size de tuhaf gelmiyor mu? Yetişkin kadınlar dışında bedeninin -yüzü dışında- bir yerlerini düzenli olarak boyayıp, bunu yapmadığında eksik hisseden var mı?

Belki de #nonicure bu yüzden yükseldi.

Son yıllarda biz kadınlardan beklenenler değişti. Bir yanda yükselen sessiz lüks, no-makeup makeup, skinimalism, old money estetiği; öte yanda çocuk büyüten, spor yapan, seyahat eden, işinde yükselen kadın. Bütün bu akımlarla harcanan emeği ve zamanı görünmez kılmaya çalışırken, iş dünyasında da “tırnaklara harcayacak vaktim yok” demekten çekinmediğimiz bir noktadayız. Eskinin göstermeci tavırlı bakımları yerini bugünün eforsuzluk izlenimi verme arzusuna bırakmış durumda.

Üstelik fiziksel ve zamansal bir efor gerektirmeyen ojesiz, ama sağlıklı tırnaklar farklı bir çabanın sembolü aslında: Makyajsız olsa da kusursuz görünen bir cilt gibi düşünün. Ojeli olmasına rağmen kusursuz görünen tırnaklar da belli bir ayrıcalığın işaretçisi olabilir mi? Yine aynı ojesiz tırnaklar son dönemde konuşa konuşa bitiremediğimiz sessiz lüksün en güzel ifadesi değil mi? Glazing Milk gibi ürünlerle cam cilt görünümünü taklit edebilirsiniz, ancak ojesiz olsa da sağlıklı görünen tırnakların bir muadili yok. Dolayısıyla canlı ve güçlü tırnaklar hayatta bedeninize dair birtakım doğru kararlar aldığınız ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına sahip olduğunuz mesajını da verecektir.

Güzellikten öne çıkan diğer haberler

  • Max Mara’dan Florence Pugh ile ilk parfüm adımı
  • Güneş Lekelerinden Korunmanın Kanıtlanmış Yolları
  • Kuru ve çatlamış dudaklara doğal çözümler…
  • Güneş Gözlüğü Seçerken Bilmeniz Gereken 7 Kural
Paylaş WhatsApp Facebook LinkedIn Twitter Threads Bluesky Telegram
medyapress favicion
editor
  • Website

MedyaPress

Öne Çıkan Haberler

  • Sapanca Gölü’ndeki pamuksu yapının sırrı çözüldü Yaşam Sapanca Gölü’ndeki pamuksu yapının sırrı çözüldü
  • Venezuela’da can kaybı 5 bini aştı Yaşam Venezuela’da can kaybı 5 bini aştı
  • Yeni haftada nefes almak bile zorlaşacak. Poyraz bile kurtaramayacak, nem ve sıcaklık birleşiyor Yaşam Yeni haftada nefes almak bile zorlaşacak. Poyraz bile kurtaramayacak, nem ve sıcaklık birleşiyor
  • Max Mara’dan Florence Pugh ile ilk parfüm adımı Güzellik Max Mara’dan Florence Pugh ile ilk parfüm adımı
  • Güneş Lekelerinden Korunmanın Kanıtlanmış Yolları Güzellik Güneş Lekelerinden Korunmanın Kanıtlanmış Yolları

Gündemdeki Başlıklar

  • İstirahat raporlarında artık bu işlem yapılmayacak: Her şey e-Devlet’e taşındı Gündem İstirahat raporlarında artık bu işlem yapılmayacak: Her şey e-Devlet’e taşındı
  • Çinliler dünya ekonomisine darbe vuracak Ekonomi Çinliler dünya ekonomisine darbe vuracak
  • Bakan Fidan, Katar’ı ziyaret edecek Siyaset Bakan Fidan, Katar’ı ziyaret edecek
  • Bilet kontrolü sırasında kavga çıktı, görevli raylara düştü Dünya Bilet kontrolü sırasında kavga çıktı, görevli raylara düştü
  • Lider şehir şaşırtmadı, işte en çok dönüşüm yapan 5 il Gündem Lider şehir şaşırtmadı, işte en çok dönüşüm yapan 5 il

Editörün Seçtikleri

  • Serbest dalışçı Kardelen Çarpar, Dünya Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı Spor Serbest dalışçı Kardelen Çarpar, Dünya Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı
  • 1.008 kilometre menzilli araç görücüye çıktı Otomobil 1.008 kilometre menzilli araç görücüye çıktı
  • Mason Greenwood sahaya indi Spor Mason Greenwood sahaya indi
  • Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu’nda tarihe geçti Spor Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu’nda tarihe geçti
  • Beşiktaş’ın Avrupa maçının hakemi belli oldu Spor Beşiktaş’ın Avrupa maçının hakemi belli oldu
MedyaPress
Android için APK İndir iPhone için iOS Yakında

© 2026 MedyaPress. Tüm hakları saklıdır. Tasarım ve yayın altyapısı MedyaPress Dijital Medya Ekibi tarafından geliştirilmektedir. Köşe yazıları, yorumlar ve konuk yazar içerikleri yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtır; hukuki sorumluluk ilgili yazarlara aittir.

  • Künye
  • Uluslararası Yayın İlkeleri
  • Erişilebilirlik Politikamız
  • STDGD Yayın politikası
  • Öneri ve Bilgi Formu
  • Konuk Yazar Başvuru Formu
  • Reklam ve Sponsorlu İçerik Politikası
  • Tekzip
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez politikası
  • İçerik Kullanım Şartları
  • Editoryal İlkeler
  • İletişim
  • Röportaj ve Söyleşi Politikası
  • Sponsorluklar
  • STDGD
  • Yazarlarımız
  • Künye Sorgu
  • TouchFlow
  • E-Magazin
  • Join the MedyaPress Global Network
  • Hakkımızda
  • About Us
  • Yayınlarımız
  • Düzeltme Politikası
  • Düzeltmeler Arşivi
  • Hata Bildir
  • Yapay Zeka Kullanım Politikası

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.