Bir Kuşağın Omzuna Yüklenen “Keşke”ler
Bir kuşağın omzuna o kadar, “keşke” yüklendi ki…
Evet, Y kuşağı; bizden bahsediyorum. Kırklarında ya da kırklarına yaklaşmakta olan, şanslı mı şanssız mı olduğuna karar veremediğimiz o efsane neslin şu anda aklında hep aynı sorular var:
Keşke başka meslek seçseydim, keşke evlenmeseydim, keşke zamanında yurt dışına gitseydim, keşke kendimi daha çok düşünseydim…
Şu an büyük ihtimalle elimizde sadece yasını tuttuğumuz ihtimallerimiz var. Ama durun! Hem İlber Hoca’nın hem de analitik psikolojinin kurucusu Jung’un bu konuda neler söylediğine bakalım.
İlber Hoca, Bir Ömür Nasıl Yaşanır kitabında gençliğin daha çok bir hazırlık dönemi olduğuna değinir. Ona göre 20’ler deneme-yanılma, 30’lar mücadele ve yön bulma, 40’lar ise kişinin kendini daha iyi tanıma evresidir. Kırklarda kişi artık ne isteyip ne istemediğini daha iyi bilir.
Gustav Jung’a göre ise hayatın ilk yarısı, bize reçete edilen görevleri yerine getirmekle geçer: düzen kur, çalış, diploma al, hangi bölüm olursa olsun oku. Yeteneklerimiz çoğu zaman görmezden gelinir. Bu evre, çok da bilinçli müdahale edebileceğimiz bir dönem değildir. Yani sen gençlik yıllarında hangi mesleğin sana hitap ettiğini, zamanın önemini, paranın kıymetini ve yeteneklerini nasıl değerlendireceğini henüz bilmediğin bir hazırlık aşamasındasındır.
Hayatın ikinci yarısında ise şu sorular sorulmaya başlanır: “Ben kimim? Gerçekten ne istiyorum? Hayatın anlamı ne? Maskelerimin altında ne var?”
İşte o zaman gerçek seni tanımaya başlarsın. Yani sen aslında elindeki koşullarla en makul kararı vermeye çalıştın. Geç kalmadın. Çünkü bugün, bu iki bilgiyi de kullanarak kendin için yeniden karar verebileceğin yaştasın.
Bugün birçok insan yaşadığı şeyi pişmanlık sanıyor ama aslında bunun adı farkındalık. Geçmişte verilen kararlar, bugünün bilgeliğiyle yargılanıyor. Oysa yirmi yaşındaki sen, bugünkü akla sahip değildin. Elindeki şartlarla, bildiğin kadarını yapabildin. Kimse geleceği bilerek seçim yapmadı.
Belki de artık “keşke” demeyi bırakıp başka bir cümle kurma zamanı geldi:
Şimdi ne istiyorum?
Çünkü hayatın öğleden sonrası, sabah yapılan planlara sadık kalmak zorunda değildir. İnsan değişir. İhtiyaçlar değişir. Öncelikler değişir. Ve bazen en doğru karar, zamanında verdiğin karar değil; bugün cesaret ettiğin karardır.
