Trajik kahramanlar genelde iyi niyetlidir; fakat zaafları vardır: kibir, tutku, öfke, korku. Çünkü bu kahramanlar insanı insan yapan tüm duyguları en üst seviyede yaşarlar. Bencillere, duyarsızlara, cahillere öfkelenir; masumlara zarar geleceğinden korku duyarlar. Tabii bir de aşkı, sanatı ve tutkuyu derinden yaşadıkları için bağlılıkları vardır. Bu nedenle robot gibi yaşayan, sadece hedonist hazcılığa yönelmiş, içi boş insanlara karşı oldukça kibirlidirler.
Trajedinin felsefesi, insanın varoluşuna dair en sert soruları sorar. Trajik kahraman aklıyla anlam arar: kader, toplum, doğa, iyilik-kötülük üzerine varoluşsal sancılar çeker. Aristoteles buna trajik hata der; hakikate ulaşmakta verilen çaba çoğu zaman yıkımla sonuçlanır. İnsanlar senin neden sürekli mutsuz, endişeli ve stresli olduğunu anlam veremez; onlar sana üzülürken, sen onlara üzülürsün.
Bilmemek mutluluk mudur, yoksa acı da olsa gerçeği bilmek mi? Modern zamanlarda trajedi, Kierkegaard ve Nietzsche gibi filozoflar tarafından varoluşsal sancılara farklı bir boyut kazandırır. Hayat, bütün anlamsızlığına rağmen, yaşamı tüm acısıyla onaylamayı öğretir.
Camus için trajik bilinç, insanın anlamsız bir dünyada yaşamaya devam etmesidir. İnsan düzen ister; adalet ister; hayatın bir amacı olmasını ister; ama evren sessizdir, kayıtsızdır. Burada insan, evrenden kendi kendine anlam çıkartmak için çırpınır durur. Camus’a göre insan bu gerçekle yüzleşince üç olası tepki verir:
İntihar: Hayat anlamsızsa, yaşamaya değmez. Hayatın nihai bir anlamı olmayabilir. Ama Camus bunun bir kaçış olduğunu söyleyerek reddeder.
Dinsel veya metafizik kaçış: Hayatın anlamını tanrıda veya başka bir dünyada bulmak, belki paralel bir evrende, belki çekim yasalarıyla şekillendirilmeye çalışmak. Yani evrenin bilinçli bir varlık olarak istekleri karşılayan bir sistem olduğunu varsaymak, metafizik bir teselli mekanizmasıdır. Ama aslında anlamsızlığa dayanmak yerine gizli bir anlam icat etmek gerekir.
Absürd başkaldırı: Evet, hayatın anlamı yok, adalet garanti değil; ama ben yine de yaşayacağım.
Camus’a göre biz trajik kahramanlar karamsar veya toksik değiliz; sadece paradoksal şekilde, isyan eden bir yaşam felsefesini benimsemiş durumdayız.
Duygu Terzioğlu
Konuk Yazar

