Harvard Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü 30 yıllık araştırmaya göre, orta yaşta düzenli kahve tüketen kadınların ilerleyen yaşlarda zihinsel ve fiziksel sağlıklarını koruma ihtimali daha yüksek.
Bilim
Hepimiz rüya görüyoruz. Peki ama neden? Zihnin pek çok gizeminde olduğu gibi bilimin net bir yanıtı yok.
Longevity, yalnızca uzun yaşamak değil; bağımsız, sağlıklı, zihinsel olarak berrak yaş almanın bilimidir. Harvard’dan Okinawa’ya, laboratuvardan köy mutfağına uzanan bu yol, bir devrimi başlatıyor. Günlük yaşamda yaptığımız basit hatalar yaşlanmayı hızlandırıyor. Ancak bilimsel olarak kanıtlanmış adımlarla bu süreci yavaşlatmak mümkün. İlk gün yazısı, işte bu temel bilgileri içeriyor.
Her gece aynı saatte uyanmak, çoğu insanın yaşadığı ama nedenini bilmediği bir durum. Bilim insanlarına göre bu durum, düşündüğünüzden çok daha doğal ve vücudun hormonal döngüsüyle ilgili olabilir.
Suya ve elektriğe uzak bölgelerde yaşayan insanlar, tarih boyunca havadaki nemi içme suyuna çevirmek için farklı yöntemler geliştirdiler. Bilim insanları şimdi daha efektif bir yol bulmuş gibi görünüyor….
Kambur balinaların insanlarla ses yoluyla iletişim kurduğu düşüncesi uzun süredir araştırılıyor. Yeni bulgular ise balinaların dostça baloncuk halkalarıyla sessiz bir dil geliştirmiş olabileceğini gösteriyor. Bu keşif, farklı türlerle iletişim kurma yollarına dair yeni umutlar sunuyor.
Bilim insanları tarafından yapılan yeni araştırmada, kahvenin ölüm riskiyle bağlantısının şeker ve yağ miktarına göre değiştiği ortaya çıkarıldı.
Kediniz masadan kalem, bardak, anahtarlık gibi eşyaları bilinçli olarak mı itiyor? Bilimsel araştırmalar, bu davranışın arkasında yatan nedenleri açıklıyor.
Yeni araştırmalar, düzenli tüketildiğinde uykuya geçişi kolaylaştıran yiyecekleri ortaya koydu. Bazı besinler, 24 saat içinde uyku düzenini iyileştirebiliyor.
Antarktika’da yapılan bilimsel bir deney sırasında, araştırmacılar buzulların altından gelen gizemli radyo dalgaları tespit etti. Fizik alanında önde gelen dergilerden Physical Review Letters’ta yayımlanan çalışmada, bu şaşırtıcı keşif, Antarktik Ani Geçici Anten (ANITA) adlı deney sayesinde gerçekleşti.
