NASA ve Penn State Üniversitesi’nin simülasyon deneyleri, Mars’ta yaşam varsa, bunun izlerinin gezegenin yüzeyinin hemen altındaki saf buzda onlarca milyon yıl korunabileceğini gösterdi. Saf su buzu, gelecekteki görevlerin 50 milyon yıllık biyomoleküler kalıntıları bile bulabilmesini sağlayabilir.
Kanser alanındaki çalışmalar, son yılların en büyük atılımlarından birine imza attı. Yeni geliştirilen ve “süper adjuvan” olarak adlandırılan nanopartikül tabanlı aşı, bağışıklık sistemini iki farklı kolda birden aktive ederek, tümör öldürücü hücrelerin yoğun bir şekilde harekete geçmesini sağlıyor.
ABD’deki “Popeye-Simons” adlı süper bilgisayarla yürütülen bir proje kapsamında araştırmacılar tam 4 bin 233 farklı evren simülasyonu oluşturdu.
Canon, Batı Hint Okyanusu STK’sı Nature Seychelles ve Coral Spawning Lab, Seyşeller’in deniz ekosistemlerini korumak için yeni bir mercan yenileme projesine imza attı.
Uyduları ve uzay araçlarını uzay çöplerinden ve küçük meteoritlerden koruyacak yepyeni bir malzeme geliştirildi. Uzay Zırhı adı verilen bu malzeme, daha önceki çözümlere göre çok fazla avantaja sahip.
Araştırmaya göre astroglia ya da bir diğer adıyla astrosit adı verilen hücreler, anıların kalıcı hale gelmesinde beklenenden daha etkin bir rol oynuyor.
Bilim insanları, insan beyninin gece yarısından sonra farklı bir işleyişe geçtiğini ve bu durumun insanları olumsuz düşüncelere, riskli dürtülere ve tehlikeli fikirlere daha açık hale getirdiğini ortaya koydu.
Maryland Üniversitesi’nden bir moleküler biyolog ve astrobiyolog tarafından ortaya atılan “Mor Dünya Hipotezi”, gezegenin ilk renk şemasını yeniden çiziyor.
Uzmanlara göre, beynin enerjisini koruyup bilişsel işlevleri canlı tutmanın yolu, sofradaki yiyeceklerden geçiyor olabilir.
Bir grup bilim insanı, Güneş’ten milyarlarca kat daha büyük iki kara deliğin birbiri etrafında dönerek nihai birleşmeye doğru yaklaştığı anın ilk görüntüsünü yakaladı. Evrenin kalbine bakmaya hazır olun.










