Irak siyaseti bir kez daha Washington’ın sert müdahaleleriyle sarsılıyor. Donald Trump’ın, Nuri el-Maliki’nin başbakanlık adaylığına karşı sergilediği hırçın tavır, bölgedeki İran etkisini kırma niyetini açıkça ortaya koyuyor. Ancak bu veto, sadece Maliki’nin geçmişteki yönetim hatalarına değil, aynı zamanda Irak’ı yeniden Amerikan eksenine çekme stratejisinin bir parçası.
Tahran Hattı ve Amerikan Çıkarlarının Çatışması
Trump’ın Maliki karşıtlığının en temel sebebi, Irak’ın tamamen İran’ın bir “arka bahçesi” haline gelme endişesi. Maliki, 2006-2014 yılları arasındaki başbakanlığı döneminde kurduğu Şii odaklı yapı ve Tahran’la geliştirdiği organik bağlar nedeniyle Washington için hep “kara listede” yer aldı. Trump, Maliki’nin dönüşünü Irak’ın finansal kaynaklarının ve devlet mekanizmasının doğrudan İran Devrim Muhafızları’nın hizmetine sunulması olarak görüyor.
Washington’ın buradaki ana stratejisi, Irak’ı İran’a karşı bir tampon bölge olarak kullanabilmek. Maliki gibi bir figürün başa geçmesi, ABD’nin Irak üzerinden yürüttüğü para akışını denetlemesini zorlaştıracağı gibi, Irak petrol dolarlarının Tahran’ın bölgesel operasyonlarını finanse etmesi riskini de doğuruyor. Trump’ın “parayı keseriz” tehdidi, aslında Irak’ı ekonomik olarak tamamen boğma ve İran’a giden damarları kurutma hamlesidir.
IŞİD’in Gölgesi ve Emperyalizmin Hafızası
Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi yapılar gerçekten sadece yerel birer hata mıydı, yoksa büyük güçlerin bölgeyi dizayn etmek için kullandığı bir “aparat” mı? Trump, Maliki’yi kaosla suçlarken, bölgedeki pek çok kişi madalyonun diğer tarafına bakıyor. IŞİD’in, ABD’nin 2011’deki çekilme hamlesinden sonra aniden ortaya çıkması bugün bile hafızalardadır. Emperyalist güçlerin, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmek için radikal örgütlerin önünü açtığı fikri, Irak sokaklarında oldukça yaygın bir inanış. Maliki’nin hataları yadsınamaz. Buna rağmen bu hataların yarattığı boşluğu dolduran örgütlerin kimler tarafından ve hangi lojistikle beslendiği sorusu, Trump’ın “istikrar” söyleminin samimiyetini sorgulatıyor.
Eğer ABD, bugün Maliki’yi kaosun mimarı olarak suçluyorsa, geçmişte Irak ordusunu dağıtarak ve Sünni-Şii gerilimini körükleyerek bu zemini hazırlayan politikaların da sorumluluğunu taşımalıdır. Maliki’nin bugün istenmeyen adam ilan edilmesi, aslında onun artık Batı’nın kontrolünden tamamen çıkıp tek taraflı olarak İran eksenine kaymasından kaynaklanıyor. Yani mesele demokrasi veya istikrar değil, kimin etkisinde bir Irak istendiğidir.
Maliki’nin mezhepçi politikalarının IŞİD’e alan açtığı bir gerçek ancak Irak sokaklarında pek çok kişi şu soruyu soruyor: “Eğer Maliki kötüyse, onu 2006’da iktidara taşıyan ve 2014’e kadar destekleyen sistemin asıl sahibi kimdi?”
Olası Senaryolar: Bağdat’ı Ne Bekliyor?
Eğer Maliki tüm bu tehditlere rağmen koltuğa oturursa, Irak’ı oldukça çalkantılı bir dönem bekliyor. Irak’ın petrol gelirleri hala ABD Merkez Bankası (Fed) denetimindeki hesaplarda tutuluyor. Trump, yardımları kesmenin ötesine geçip Irak’ın kendi parasına erişimini kısıtlayabilir. Bu, Irak dinarının çökmesi ve ülkede halk ayaklanmalarının başlaması demektir.
Batı desteğinden tamamen mahrum bırakılan bir Maliki hükümeti, ayakta kalabilmek için Tahran’a daha fazla taviz vermek zorunda kalacaktır. Bu durum Irak’ı bölgedeki vekalet savaşlarının tam merkezine çeker.
ABD’nin askeri ve istihbari desteği çekmesi, IŞİD gibi uyuyan hücrelerin veya yeni radikal yapıların tekrar alan bulmasına yol açabilir. Trump’ın bu resti, Irak’ı korumaktan ziyade, Amerikan çıkarlarına hizmet etmeyen bir Irak’ı “kendi kaderine terk etme” (veya kaosun içinde bırakma) riskini taşıyor.
Sonuç olarak, Maliki’nin geri adım atmaması, Irak’ın artık Washington’dan gelen emirlerle yönetilmek istemediğinin bir ilanıdır. Ancak Trump gibi “ya hep ya hiç” diyen bir liderle girilen bu düello, Irak’ı ya tam bağımsızlığa ya da sonu gelmez bir ekonomik ve sosyal yıkıma götürecek kadar riskli. Bağdat, şimdi bu iki uçurumun tam ortasında duruyor.
Kaynakça
[1] “Iraq’s Maliki Says He Would Welcome Decision to Replace Him as PM Candidate.” Reuters, 3 Feb. 2026, www.reuters.com/world/middle-east/iraqs-maliki-says-he-would-welcome-decision-replace-him-pm-candidate-2026-02-03/. Erişim: 3 Şubat 2026.
[2] Madhani, Aamer, and Qassim Abdul-Zahra. “Trump Warns Iraq against Returning Former PM al-Maliki to Power.” AP News, Associated Press, 1 Feb. 2026, apnews.com/article/trump-iraq-al-maliki-iran-prime-minister-73f97d9cdf7285cc2a955789ab94a350. Erişim: 4 Şubat 2026.
[3] “Trump’tan Irak’a Tehdit: Maliki Başbakan Olursa Yardımları Keseriz.” BBC News Türkçe, 2 Feb. 2026, www.bbc.com/turkce/articles/cr4kpdwd24wo. Erişim: 3 Şubat 2026.

