Kanser tedavisinde çığır açan bir gelişme yaşandı. Kemik iliğinin yüzde 95’i tümörlü olan hastada kemoterapi olmadan tam iyileşme gerçekleşti.
Hücre
Japonya’da keşfedilen yeni bir ‘dev virüs’, yaşamın kökenine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Amipleri enfekte eden ve ‘ushikuvirüs’ adı verilen dev DNA virüsü, karmaşık hücresel yaşamın ortaya çıkışında virüslerin oynadığı olası role dair önemli ipuçları sunuyor. Bilim insanları, bu keşfin virüslerin evrimdeki yerini yeniden değerlendirmeye yol açabileceğini belirtiyor ve yaşamın tarihi yeniden yazılabilir…
Kalp krizinin şiddetini belirleyen şey sadece kolesterol değil, hücrelerimizin biyolojik saatiymiş. Gündüz agresifleşen “nötrofiller”, hasarı komşu dokulara yayarak iyileşmeyi zorlaştırıyor. Bilim dünyası şimdi bu hücreleri “uyutarak” kalbi korumanın peşinde.
Bilim insanları, denizkestanelerinin aslında tüm vücudu kaplayan beyin benzeri bir sinir sistemine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, kafası veya belirgin bir merkezi sinir sistemi olmayan canlıların bile karmaşık bir “beyin örgütlenmesi” geliştirebileceğini gösteriyor.
Araştırmaya göre astroglia ya da bir diğer adıyla astrosit adı verilen hücreler, anıların kalıcı hale gelmesinde beklenenden daha etkin bir rol oynuyor.
Bilim insanları, insan derisi hücrelerinden döllenebilir yumurta üretmeyi başardı. Henüz erken aşamada olan bu gelişme, gelecekte kısırlık tedavisinde yeni umutlar sunabilir.
Kemik iliği, lenf ve kan kanserlerinde uygulanan yenilikçi ve kombine tedavi yöntemleri, hastaların ortalama yaşam süresini uzatıyor ve yaşam kalitesini yükseltiyor.
ABD’de yapılan araştırma, akciğer, beyin ve pankreas gibi zor tedavi edilen kanser türlerinde umut vadeden yeni bir ilaç kombinasyonu ortaya koydu. PRMT5 enzimini hedef alan bu tedavi, tümör hücrelerini tek ilaçtan çok daha etkili şekilde yok ediyor.
Bilim insanları, insan hücrelerinin kendini yok etmesini engelleyerek yaşlanmayı durdurabilecek yeni bir ilaç geliştirdiklerini açıkladı. “Anti-nekrotik” adı verilen bu ilaçla ilgili ilk insan denemelerinin yıl sonunda başlaması bekleniyor.
Yıllardır kabul edilen “yetişkin beyni yeni nöron üretmez” inancı yıkıldı. İsveç’ta yapılan yeni araştırma, beynin yaşlılıkta bile nöron üretmeye devam ettiğini ortaya koyuyor.





