Derivücudumuzdaki en büyük organdır ve bağışıklık, sinir ve endokrin (hormonal) sistemleriyle çok yakından ilişkilidir.
Dolayısıyla, artan stres (fiziksel-zihinsel ya da duygusal) kortizol hormonunun artışına yol açabilir. Bu da kendi başına cildimize kadar yansıyabilecek bir dizi reaksiyonu başlatabilir.
Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Burhan Engin, stresin cilde etkilerini ve yol açtığı hastalıkları şöyle açıkladı:

Prof. Dr. Burhan Engin
Kaygı her açıdan vücuda zarar veriyor
Modern yaşamın getirdiği yoğun iş temposu, şehir yaşamının karmaşası ve sürekli artan sorumluluklar stres seviyemizi yükseltirken, bu durum cilt sağlığımızda belirgin değişikliklere yol açar.
Yani stresli olduğumuzda kaygı, öfke ve üzüntü gibi duygular yalnızca içsel sağlığımızı değil, cildimizin görünümünü de etkiler.
HANGİ SORUNLAR YAŞANIR?
Bilimsel çalışmalar, stres anında salgılanan kortizol hormonunun cilt üzerinde doğrudan etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla cilt sağlığını korumanın yolu yalnızca kozmetik ürünlerden geçmez. Zihinsel ve ruhsal dengenin sağlanması, cilt sağlığının da anahtarıdır. Sıkça dile getirdiğimiz gibi “Cilt, ruhun aynasıdır.”
Kortizol seviyesi arttığında cildin yağ dengesi bozulur, gözenekler tıkanır ve sivilce oluşumu hızlanır. Ayrıca kan dolaşımı düzensizleştiğinde cilt solgun, mat ve yorgun bir görünüm alır. Kronik stresin uzun vadede bağışıklık sistemini zayıflatarak egzama, sedef, saç dökülmesi, saçkıran ve vitiligo gibi cilt hastalıklarını tetiklediği bilinmektedir.
Diğer gizli düşmanlar
Günlük yaşamda stres kadar farkında olmadan yaptığınız hatalar da cildinizde hasara yol açabilir. İşte onlar…
– Bronzlaşmak: Güneşlenerek ya da solaryumla elde edilen bronz bir ten uzun vadede cilt lekeleri, kırışıklıklar ve hatta cilt kanseri riskini artırır.
– Uykusuzluk:
Yetersiz uyku, ciltte solgun bir görünüme ve göz altı morluklarına neden olur. Ayrıca cildin kendini onarma sürecini yavaşlatır.
– Yanlış kozmetik ürünler: Cilt tipine uygun olmayan ya da merdiven altı üretilmiş ürünler gözenekleri tıkar, alerjik reaksiyonlara ve deride kalıcı hasarlara neden olabilir.
– Sigara ve alkol:
Nikotin cildin oksijen almasını engeller, kolajene zarar vererek elastikiyetini azaltır ve sarımsı bir ton oluşturur. Alkol ise cildin su tutma kapasitesini düşürerek kuruluk ve kırışıklığa neden olur.
– Fazla şeker ve işlenmiş gıdalar: Vücutta inflamasyonu (iltihaplanmayı) artırır ve kolajen yıkımını hızlandırır. Bu da erken yaşta kırışıklıklara ve ciltte sarkmalara yol açar.
CİLT BAKIMI ÖNEMLİ İPUÇLARI
Cildin sağlıklı kalması, düzenli bakım kadar yaşam tarzına da bağlıdır. Aşağıdaki basit ancak etkili yöntemler, cilt sağlığınızı korumanıza yardımcı olabilir:
Uykunuza özen gösterin
Günde 7–8 saat kaliteli uyku, cildin yenilenmesine yardımcı olur.
Gece boyunca salgılanan büyüme hormonu kolajen üretimini destekler, bu da kırışıklıkların geç oluşmasını sağlar.
Sigara ve alkolü bırakın
Her ikisini de geç olmadan bırakın. Ne kadar erken adım atarsanız bu durum genel sağlığınız ve cildiniz için o kadar faydalı olur.
Dengeli beslenin
Vitamin ve mineral açısından zengin beslenme, cildin parlak görünmesini sağlar. Özellikle A, C ve E vitaminleri ile Omega-3 yağ asitleri, cilt hücrelerinin onarımında önemli rol oynar. Bu vitaminleri içeren sebze ve meyveleri düzenli tüketmeye çalışın.
Bol su için
Günlük en az 2 litre su tüketmek, cildin nem dengesini içeriden korur. Yeterince su içmeyen kişilerde ciltte kuruluk, kaşıntı ve erken yaşlanma belirtileri daha sık görülür.
Stres yönetimini öğrenin
Burundan derin nefes alıp vermek, müzik dinlemek, yürüyüş yapmak gerginliği giderip, stresin vücuda zararlı etkilerini azaltmaya yardımcı olur.
Egzersiz yapın
Spor yapmak yalnızca vücut sağlığına değil, cilde de iyi gelir. Kan dolaşımını artırarak cildin oksijenlenmesini sağlar ve daha canlı bir görünüm verir.
Güneşten korunun
Güneşin ultraviyole ışınları, cilt yaşlanmasının % 80’inden sorumludur. Özellikle yaz aylarında olmak üzere her mevsim en az 30 faktörlü güneş kremi kullanmak, ögle saatlerinde güneşten kaçınmak, leke ve kırışıklıkların önlenmesinde etkilidir.
Dıştan da nemlendirin
Yaşlandıkça ciltteki yağ bezleri daha az aktif hale gelir, bu nedenle cilt kurur ve tahrişe daha yatkın hale gelir. Soğuk hava da ciltte kuruluğa yol açar. Dolayısıyla uygun bir nemlendirici
kullanmak bu açığı kapatmaya destek sağlar.

