Close Menu
Türkiye ve Dünya’dan Son Dakika Haberleri | MedyaPress
  • Dünya
    • Almanca Aktüel
  • Yaşam
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Spor
  • Sağlık
  • Magazin
    • Aşk ve İlişkiler
  • Teknoloji
  • Bilim
  • Otomobil
  • Kültür Sanat
    • Sinema
    • Konser
  • Röportajlar
    • Biyografi
  • Seyahat
  • Mekan
    • Gurme
  • Moda
  • Güzellik
  • Yazarlar
Facebook X (Twitter) Instagram Threads
Türkiye ve Dünya’dan Son Dakika Haberleri | MedyaPressTürkiye ve Dünya’dan Son Dakika Haberleri | MedyaPress
  • Röportajlar
  • Moda
  • Mekan
  • Seyahat
  • Gurme
  • Güzellik
  • Aşk ve İlişkiler
  • Kültür Sanat
  • Sinema
    • Konser
      • Kitaplar
  • Biyografi
    • Ne Nasıl?
Konuk Yazar Başvuru
  • Gündem
  • Dünya
  • Yaşam
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Bilim
  • Otomobil
  • Yazarlar
    • Yazarlar Arşiv
  • STDGD
Türkiye ve Dünya’dan Son Dakika Haberleri | MedyaPress
Home»Röportajlar»Pınar Pars: “Bazı acılara isim konur, bazıları ise yıllarca ‘normal’ diye yaşatılır.”
Röportajlar

Pınar Pars: “Bazı acılara isim konur, bazıları ise yıllarca ‘normal’ diye yaşatılır.”

Ocak 23, 2026Editör İzmirBy Editör İzmir

Sihirli Gazete’yle bir çocuğun sessizleştiği yere bakan Pınar Pars, Buzlu Oralet’te aşkın içine gizlenmiş aile travmalarını, Vehim’de ise panik atak tanısı altında görünmez kılınan kadın şiddetini yazdı. Şimdi, 90’lara dönen yeni romanıyla bireysel hafızadan kolektif suskunluğa uzanan bir yüzleşmenin eşiğinde.

Pınar Pars’ın edebiyatı bağırmaz. Onun metinleri, “normal” denilen hayatın içinde yavaş yavaş biriken yükleri açığa çıkarır.

Bir çocuğun gözünden kurulan Sihirli Gazete, suskunluğun başladığı yeri işaret eder. Buzlu Oralet, ilk bakışta bir aşk hikâyesi gibi ilerlerken, satır aralarında aile içi travmanın kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını gösterir. Vehim ise panik atak hastalığı etiketiyle geçiştirilen, adı konmayan bir şiddetin romanıdır.

Pars şimdi, 90’ları merkezine alan yeni kitabında, bu sessizliğin köklerine dönüyor.

“Çocuk bakışı travmayı masumlaştırmaz… erken yaşta öğretir”

M.P: Sihirli Gazete, bir çocuğun dünyasından anlatılıyor ama kitap yetişkin okurda da güçlü bir sarsıntı yaratıyor. Bir çocuğun gözünden bakmak, travmayı nasıl etkiliyor?

Pınar Pars: Çocuk bakışı travmayı yumuşatmaz; erken öğretir. Yetişkinler yaşadıklarını zamanla anlamlandırmayı, hatta bazen makul göstermeyi öğrenir. Çocukta böyle bir imkân yoktur. Olan biteni açıklamaz; hisseder.

Sihirli Gazete’de beni asıl ilgilendiren şey travmanın büyük anları değildi. İlk kez nerede sustuğumuzdu. Çünkü bir çocuk sustuğunda, çoğu zaman bir yetişkin hayat boyu susar. Çocuklukta öğrenilen bu sessizlik, ileride “normal” sanılan birçok davranışın da zeminini hazırlar.

“Buzlu Oralet bir aşk hikâyesi gibi başlar… ama merkezinde aile vardır”

M.P: Buzlu Oralet okurda bir aşk romanı hissi uyandırıyor. Ama kitabın merkezinde çok net bir aile travması da var. Bu iki alanı bilinçli mi iç içe geçirdiniz?

Pınar Pars : Evet, çok bilinçli. Çünkü birçok aile travması, dışarıdan bakıldığında gayet “normal” ilişkilerin içinde yaşanır. Buzlu Oralet’te aşk, bir maske gibi durur. Okur, ilişkiye odaklanırken, asıl yükün nereden geldiğini yavaş yavaş fark eder.

Aile dediğimiz yapı, çoğu zaman sorgulanmaz. Sevgiyle, fedakârlıkla, alışkanlıkla karıştırılır. Oysa travma da tam burada sessizce yerleşir. Buzlu Oralet’te anlatmak istediğim şey, aşkın değil; aile içi yüklerin insanın duygusal hayatını nasıl şekillendirdiğiydi. Çünkü bazı insanlar sevilmeyi değil, katlanmayı öğrenerek büyür.

“Sertleşme değil, görünürlük”

M.P: Sihirli Gazete, Buzlu Oralet ve Vehim arasında ilerledikçe metinleriniz daha sert bulunuyor. Siz bu değişimi nasıl tanımlıyorsunuz?

Pınar Pars: Ben buna sertleşme demiyorum. Bu, görünürlük.

Sihirli Gazete’de sessizliğin başladığı yere baktım. Buzlu Oralet’te bu sessizliğin nasıl aşk, aile, bağlılık gibi kavramların içine gizlendiğini yazdım. Vehim’de ise artık o sessizliğin bedene nasıl yansıdığını…

Yazarlık ilerledikçe insan, hikâyeyi değil; gerçeği taşımaya başlıyor. Bu da ister istemez metni daha çıplak bir yere getiriyor.

“Sorun panik atak değil, maruz kalınan hayat”

M.P: Vehim, panik atak teması üzerinden ilerliyor ama kitapta çok güçlü bir şiddet ve baskı anlatısı da var. Bu tercihinizin nedeni neydi?

Pınar Pars: Çünkü birçok kadın, yaşadığı şiddeti “hastalık” adı altında taşımak zorunda bırakılıyor. Vehim’de panik atak, tek başına bir ruhsal durum değil. Sürekli bastırılan, küçümsenen, sınırları ihlal edilen bir bedenin verdiği alarm.

Bu kitapta şiddet, klasik anlamda bağıran, vuran bir şiddet değil. Daha sessiz, daha sinsi bir hâli var. Kadının algısının sorgulandığı, duygularının geçersiz kılındığı, “abartıyorsun” denilerek susturulduğu bir şiddet. Vehim, bu nedenle susturulmuş tüm kadınlara ithaf edilmiş bir kitap.

“İnsan başına gelenle değil, adını koyamadığıyla yaşlanır”

M.P: Vehim’de okur, karakterlerin sustuklarıyla da yüzleşiyor. Bu suskunluk neden bu kadar merkezde?

Pınar Pars: Çünkü adını koyamadığımız her şey, bedenimize yerleşir. Vehim’de anlatılan panik atak, tam olarak budur. Söylenemeyen, kabul edilmeyen, sürekli bastırılan bir gerçek.

Kadınların yaşadığı birçok deneyim ya küçültülür ya da tıbbi bir etiketle geçiştirilir. Oysa mesele hastalık değil; maruz kalınan hayat biçimidir. Ben bu suskunluğu görünür kılmak istedim.

“Travma tek bir an değil; sürekliliktir”

M.P: Kitaplarınızda travma büyük patlamalarla değil, tekrar eden küçük anlarla anlatılıyor. Bunun özel bir nedeni var mı?

Pınar Pars: Çünkü travma çoğu zaman tek bir olay değildir. Aynı cümlenin tekrar edilmesidir. Aynı bakışın sürmesidir. Aynı ihmalin normalleştirilmesidir.

Buzlu Oralet’te bu aile içinde olur. Vehim’de ise ilişkide ve toplumda. İnsan tam olarak bu süreklilikte çözülür. Büyük olaylar hatırlanır; küçük tekrarlar insanı değiştirir.

“Genç okur gerçeği hemen tanır”

M.P: Yazdıklarınız Türk edebiyatı geleneğiyle bağ kurarken genç okurda da güçlü bir karşılık buluyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Pınar Pars: Genç okur sahiciliği hemen tanır. Yapay dili, süslenmiş acıyı, romantize edilmiş travmayı çok hızlı reddeder.

Benim metinlerimde anlatılan şeyler “şık” değil, gerçek. Bu da kuşak farkını ortadan kaldırıyor. Çünkü acının yaşı yok.

“90’lar: Bu defter hâlâ açık”

M.P: Yeni romanınız 90’ları merkezine alıyor. Bu dönüş sizin için ne anlama geliyor?

Pınar Pars: 90’lar benim için nostalji değil. O yıllar, birçok duygunun bastırıldığı, birçok şeyin konuşulmadığı bir dönemdi. Aile, kadın, çocukluk, şiddet… Her şeyin üstü örtülüyordu.

Bu kitaba dönmek, bugünü anlamaya çalışmak demek. Çünkü bugün yaşadığımız birçok kırılganlığın kökü orada.

“Çocukluk bitmez; biçim değiştirir”

M.P:  Aile, çocukluk ve aidiyet temaları tüm kitaplarınızda güçlü. Sizce insan çocukluğundan kurtulabilir mi?

Pınar Pars: Hayır. İnsan sadece onunla yaşamayı öğrenir. Buzlu Oralet’te bu yük aşkın içine gizlenmiştir. Vehim’de bedene yerleşmiştir.

Çocukluk bitmez; biçim değiştirir. Yazmak benim için, o biçimi tanımaya çalışmak.

“Sadeleşen dil, daha sert bir gerçeklik”

M.P: Yeni kitaplarınızda okuru nasıl bir Pınar Pars bekliyor?

Pınar Pars: Daha sade ama daha sert bir gerçeklik. Gösterişli cümlelerden çok, sessiz ama kalıcı cümlelerle ilgileniyorum artık.

Ben okuru sarsmak değil; durdurmak istiyorum. “Ben bunu nerede yaşadım?” diye sordurmak. Çünkü gerçek yüzleşme tam orada başlıyor.

Pınar Pars, edebiyatında travmayı anlatmıyor; onu görünür kılıyor. Sihirli Gazete’de bir çocuğun gözünden travma ve hayal kırıklığını, Buzlu Oralet’te aile içi yükleri, Vehim’de susturulmuş kadınları yazdı. Yeni romanında ise bu sessizliğin köklerine, 90’lara dönüyor.

Bu bir nostalji yolculuğu değil. Bu, hâlâ kapanmamış bir defter.

Share. Facebook Twitter LinkedIn Telegram WhatsApp
Cache logo 128X128
Editör İzmir
  • Website

Teknoloji

Bileğinizdeki Doktor: Sağlık Takibi Yapan Akıllı Bileklik ve Saatler

Ocak 29, 2026
Otomobil

Tesla Model S ve Model X Yalan Oldu!

Ocak 29, 2026
Ekonomi

Startup Weekend Women İstanbul başvuruları başladı

Ocak 29, 2026
Gündem

AKOM’dan İstanbul için ‘çifte tehlike’ uyarısı

Ocak 29, 2026

Dünyayı Sizin İçin Takip Ediyoruz!

Tarafsız, Küresel Habercilik
Bize katılın
Talepler
Kurumsal
  • Künye
  • Uluslararası Yayın İlkeleri
  • Erişilebilirlik Politikamız
  • STDGD Yayın politikası
  • Öneri ve Bilgi Formu
  • Konuk Yazar Başvuru Formu
Kurumsal
  • Tekzip
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez politikası
  • İçerik Kullanım Şartları
  • Editoryal İlkeler
  • İletişim
Kurumsal
  • Sponsorluklar
  • STDGD
  • Yazarlarımız
  • Konuk Yazarlarımız
Biz Kimiz?
  • Hakkımızda
  • Yayınlarımız
  • Tv
  • Radyo
  • Podcast

© 2025 MedyaPress – Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve kullanılamaz.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.