Hukuk dilinde sıkça kullanılan mutlak butlan, en genel anlamıyla kesin hükümsüzlük demektir. Bu kavram, bir hukuki işlemin görünürde yapılmış olsa bile hukuk düzeni tarafından geçerli kabul edilmemesi anlamına gelir.
Başka bir ifadeyle mutlak butlan, bir sözleşme, karar, seçim, kurultay veya benzeri hukuki işlemin kurucu unsurları görünürde mevcut olsa da; kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırılık taşıması durumunda gündeme gelir.
Mutlak Butlan Ne Demek?
Mutlak butlan, bir hukuki işlemin baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır. Yani işlem sonradan geçersiz hâle gelmez; hukuk düzeni açısından en başından itibaren geçerli sonuç doğurmamış kabul edilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesinde, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu belirtilir. Aynı maddede, sözleşmenin yalnızca bazı hükümlerinin hükümsüz olmasının kural olarak diğer hükümleri geçersiz hâle getirmeyeceği de düzenlenmiştir.
Mutlak Butlan Kararı Çıkarsa Ne Olur?
Bir mahkeme tarafından bir işlem hakkında mutlak butlan tespiti yapılırsa, o işlem hukuk bakımından baştan itibaren geçersiz kabul edilir. Bu durumda işlem, yapılmış gibi görünse bile hukuki sonuç doğurmaz.
Bu nedenle mutlak butlan, sıradan bir şekil eksikliği ya da sonradan giderilebilecek basit bir hata olarak değerlendirilmez. Hukuki işlemin temelinde, kanuna veya kamu düzenine aykırı ağır bir sakatlık bulunduğu kabul edilir.
Hangi Durumlarda Mutlak Butlan Gündeme Gelir?
Mutlak butlan özellikle şu durumlarda gündeme gelebilir:
Kanunun emredici hükümlerine aykırılık,
Kamu düzenine aykırılık,
Genel ahlaka aykırılık,
Kişilik haklarının ihlali,
Konusu hukuken veya fiilen imkânsız olan işlemler,
Hukuki işlemin temel geçerlilik şartlarını taşımaması.
Son dönemde “mutlak butlan” kavramı, özellikle kurultay, seçim ve parti içi hukuki süreçlere ilişkin tartışmalar nedeniyle kamuoyunda daha fazla konuşulmaya başladı. Kurultay davaları bağlamında da bu kavramın gündeme geldiği belirtiliyor.
Mutlak Butlan ile İptal Arasındaki Fark Nedir?
Mutlak butlan ile iptal kavramları birbirine karıştırılabilir. Ancak aralarında önemli fark vardır.
İptal edilebilir işlemde, işlem başlangıçta geçerli kabul edilir; ancak yetkili kişi veya makam tarafından süresi içinde iptal edilirse geçersiz hâle gelir.
Mutlak butlanda ise işlem baştan itibaren geçersizdir. Yani hukuki işlem, görünürde yapılmış olsa bile geçerli sonuç doğurmaz.
Bu yönüyle mutlak butlan, hukukta en ağır geçersizlik türlerinden biri olarak kabul edilir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, İstanbul İl Kongresi ve 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultay’da “kanunun emredici hükümlerine aykırılık” ve delegelerin iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle mutlak butlan tespiti yaptı.
Mahkeme kararıyla birlikte Genel Başkan Özgür Özel ve mevcut Parti Meclisi ile Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı.
38. Kurultay hukuken “hiç yapılmamış” sayıldığı için, mahkeme kurultay öncesindeki meşru yönetimin göreve dönmesine hükmetti ve Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve eski parti organları tedbiren görevi devralacak.
Mutlak butlan kararına göre, 2023’teki kurultaydan sonra yapılan tüm olağan/olağanüstü kurultaylar ve bu süreçte alınan kararlar da zincirleme olarak iptal edilmiş sayılıyor.
Kararla görevden uzaklaştırılan Özgür Özel ve ekibi bundan sonra ne yapacak?
Yeni bir parti kurma seçeneği, şu aşamada masada değil. Edinilen bilgiye göre, ilk seçenek, olağanüstü kurultay sürecinin başlatılması.
CHP tüzüğünde, “Genel Başkan; doğrudan ya da Parti Meclisinin kararı ya da kurultay üye tamsayısının beşte birinin 15 günlük süre içinde noterden onaylı imzaları ile yaptıkları başvuru üzerine olağanüstü kurultayı toplantıya çağırır.” hükmü var.
Özel ve ekibi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olarak ilk Parti Meclisi’ni topladığında, bu tüzük maddesine dayanarak, partiyi kurultaya götürmek hedefleniyor.

