En son 20 Haziran 2025 tarihinde konuşmuşuz Muzaffer ağabey ile…
Yolun düşerse beklerim Bodrum’a demişti, ne benim yolum Bodrum’a düştü, ne de yollarımız başka bir yerde kesişti.
Ama net ve altını çizerek yazayım, “Olayı şimdilik anlatmayacağım” “Benim için o yirmi kişilik masada ayağa kalkıp araya giren tek adamdı.” Oğlum dedi, sakin..!
Muzaffer ağabey ile gazetecilik hakkında bazı konularda anlaşamazdık ama bende uzatmazdım zaten, hafiften birbirimize sadece bu konuda muhaliftik fakat ömrünü adadığı, savunma sanatları ya da adına Uzakdoğu sporları diyelim çok konuda hemfikir olmuşluğumuz da vardı.
Birlikte kahkaha ile güldüğümüz tek konu
Yine bir gün kendisini telefonla arayıp hâl hatır sorduktan sonra dedimki;
Muzaffer ağabey, geçen Ankara’da Halil Mutlu ile bir araya geldik, kulaklarını çınlattık… Hayırdır dedi… Ağabey Halil Mutlu anlattı; “Bir gün uçakta yanıma bir beyefendi oturdu, selamlaştık, bana dediki Halil nasılsın, beni hatırladın mı? Ben Muzaffer Ilıcak, sen Bulgaristan’dan geldiğinde seni Tercüman gazetesinde ağırladım, sohbet ettik, spor üzerine yazılarım var…”
Halil her zamanki nezaketi ile sana, ağabey çok özür dilerim gerçekten hatırlayamadım ama Mehmet Güney var gazeteci onu tanır mısın? Demiş.
Muzaffer ağabey kısa bir duraksama sonrası kahkaha atarak, hatırlamaz mıyım, ulan yıllarımı spor yazarlığına verdim, Halil ve Naim’in Türkiye’ye getirilmesinde benim de çabalarım var, ofiste ağırladım, sohbet ettik, adam beni hatırlamadı bana seni sordu tanır mısın diye, ben bu meslekte dirsek çürütürken sen kısa şortla geziyordun.
Aramızda saygıyı koruyan mesafe hiç bitmedi, sevgi zaten bakiydi.
Bizim jenerasyonun kendisinden öğreneceği çok şey vardı, dikkât et, sakın güvenme kimseye, adamın boşluğunu alırlar derdi..!
Haklıydı, bazen kızardı bana ve bak derdi, adamlık başka bir şey, şimdilerde bazıları bu meslekte yüksekten uçuyor, fazla mütevazi olma benim yaptığım hatayı yapma.
Ben Muzaffer ağabeyden önce dergisi ile tanıştım! Kara Kuşak dergisi…
Ortaokul talebesiydim ve o dergiyi alabilmek için bazen okula yürüyerek gider, para biriktirirdim.
Basılı yayımlardaki ilham kaynağım, mesleki bilgi alışverişi yapabildiğim, akıl danıştığım arkadaşımdı.
Özleyeceğim seni, mekânın cennet olsun, huzur içinde uyu.
Helâlleşme fırsatımız olmadı ama hakkını helâl et ağabey.

