Göçün Hafızası Kumaşlara İşleniyor: Güneş Terkol’un “Epipe” Sergisi Salt Galata’da
Kişisel arşivler, sözlü tarih anlatıları ve kolektif üretim pratikleriyle şekillenen “Epipe”, Kazan Tatarları’nın Rusya’dan Çin’e, oradan Türkiye’ye uzanan göç hikâyesini yeniden düşünmeye açıyor.

Serginin Çıkış Noktası
Güneş Terkol’un yeni sergisi “Epipe”, Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı’nın ikinci edisyonu kapsamında Salt Galata’da izleyiciyle buluşuyor. BBVA Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen sergi, bireysel hafızanın tarihsel kırılmalarla kesiştiği çok katmanlı bir anlatı kuruyor.

Sergi, göç deneyimini yalnızca geçmişte yaşanmış bir olgu olarak ele almak yerine, bugünle kurulan canlı ve süreklilik taşıyan bir ilişki üzerinden yeniden değerlendiriyor. Bu yaklaşım, göçü durağan bir tarihsel olaydan çıkararak yaşayan bir hafıza alanına dönüştürüyor.

Kolektif Hafıza ve Üretim Süreci
Sanatçının 2002 yılından bu yana annesi Elmira Terkol ile birlikte yürüttüğü araştırmanın bir sonucu olan proje, aile hikâyelerini kolektif hafızanın katmanlarıyla buluşturuyor. Çizim, animasyon ve tekstil temelli üretimler aracılığıyla şekillenen sergi, kuşaklar arası aktarımın nasıl biçimlendiğini ve hatırlama süreçlerinin zaman içinde nasıl dönüşüme uğradığını sorguluyor.

Kişisel olan ile kolektif olan arasında kurulan geçişken alan, izleyiciyi arşiv ile deneyim arasında dolaşmaya davet ediyor. Bu alan, geçmişten bugüne taşınan anlatıların yeniden yorumlanmasına imkân tanıyor.
Serginin araştırma süreci, Kazan’daki Tatar Kadınları Forumu’ndan Eskişehir’de düzenlenen Sabantuy Şenlikleri’ne uzanan buluşmalarla şekillenmiş. Dinlenen göç hikâyeleri, video söyleşiler ve aile arşivlerinden çıkan fotoğraflar, anlatının yaşayan bir hafıza olarak kurulmasına katkı sağlıyor.

Ankara’daki Kazan Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nde, Çin’den göç etmiş Tatar kadınlarıyla gerçekleştirilen dikiş atölyesi ise bu süreci kolektif bir üretim alanına dönüştürüyor. Eski Tatar şarkıları eşliğinde kumaşlara işlenen kişisel anlatılar, ortak bir pankarda birleşerek bireysel deneyimlerin paylaşılan bir tarihe nasıl evrildiğini görünür kılıyor.
“Epipe”nin Anlamı ve Sergi Bilgileri
Sergiye adını veren “Epipe”, dans eden kadın figürünü anlatan bir Tatar halk şarkısından geliyor. Bu referans, savaşlar ve zorunlu göçlerle şekillenmiş bir topluluğun yalnızca travmatik geçmişine değil; dayanıklılığına, hareketliliğine ve yaşam enerjisine de işaret ediyor.

Bedensel hareket, el emeği ve birlikte üretme pratikleri, kültürel sürekliliğin izlerini taşıyan güçlü bir anlatı kuruyor. Sergi, göç olgusunu sabit bir tarihsel anlatı olarak değil; hatırlama, aktarma ve yeniden kurma süreçleri üzerinden ele alan duyarlı bir yaklaşım sunuyor.
Salt Galata’daki Mastercard Sergi Mekânı’nda 8 Mart’a kadar izlenebilecek “Epipe”, izleyiciyi kişisel hikâyeler ile kolektif tarih arasındaki görünmez bağları yeniden düşünmeye çağırıyor.


