Ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi, yalnızca alınan kararlarla değil, uluslararası medyada gördüğü yoğun ilgiyle de dikkat çekti. Dünya genelinde birçok yayın kuruluşu, değişen küresel güvenlik dengelerinde Türkiye’nin kritik rolünü ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvedeki diplomatik ağırlığını haber yaptı. Özellikle New York Times, İran ve Ukrayna’daki savaşlar ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünün hemen sonrasında Türkiye’nin NATO içindeki önemini artırdığını yazdı. Türkiye’nin NATO’nun ABD’den sonraki en büyük ordusuna ve gelişen savunma sanayisine sahip olduğuna dikkat çekildi.
NATO Liderler Zirvesi’nde küresel güvenlik gündemini şekillendirecek kritik konular ele alındı. Zirvenin ana gündem maddeleri arasında savunma sanayisinde iş birliği, Avrupa-ABD ilişkilerindeki güncel gelişmeler, ittifakın yeni güvenlik vizyonu ve bölgesel krizler gibi konular bulunuyordu. Uluslararası kamuoyu zirveyi yakından takip etti. Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip ve vazgeçilmez bir bölgesel güç olduğu kesinlik kazandı.
Zirve sonucunda ise dikkat çeken ayrıntılar var. Bütün bir yıl titizlikle çalışılan bu dev organizasyon büyük bir başarıyla tamamlandı. Gelelim ince ayrıntılara: NATO Ankara Zirvesi’nde verilen hiçbir mesaj tesadüf değildi. Külliyede turkuaz halının tercih edilmesi tamamen kültürel ve tarihî kökenlere dayanmaktadır. Turkuaz rengi, “Türk Mavisi” olarak bilinir. Tarih boyunca Türk devletinde gücün, bağımsızlığın ve egemenliğin sembolü olmuştur.
Trump’ın karşılanmasında çalınan müzikten, ikram edilen yöresel lezzetlere ve protokoldeki en ince ayrıntılara kadar her şey özenle planlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bir zamanlar eşi başörtülü olduğu gerekçesiyle resmî davetlere kabul edilmiyordu. Sayın Emine Erdoğan’ın yıllar sonra NATO liderlerini Türkiye adına bizzat first lady olarak ağırlaması da zirvenin dikkat çeken görüntülerinden biri oldu. Ayrıca Emine Erdoğan’ın bizzat bulunduğu zirvede, first ladyler için yedi bölgemizi simgeleyen, yedi ayrı yemek ve mezeden oluşan lezzetler sunuldu. Ajda Pekkan’ın sahne performansı ise yemeğe renk kattı. Yemek sonrası lider eşlerine Türk kültürünü yansıtan özel bir defile düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde liderleri karşılayan Tören Kıtası’nda; Onur Kıtası, Yeniçeriler, Top Atışı ve tarihteki 16 Türk devletini temsil eden askerlerin ve mehteranın yer alması, Türkiye’nin köklü devlet geleneğinin dosta ve düşmana hatırlatılması amaçlı stratejik bir gösteri oldu. Dünya liderleri, 200 yıl sonra ilk kez düzenlenen özel bir merasimle karşılandı.
Liderlerin zirveye Türkiye’nin yerli otomobili Togg ile taşınmasıyla ve zirvenin güvenliğinde ASELSAN’ın Roadguard yapay zekâ sisteminin kullanılmasıyla yerli sanayi ve Türk savunma kapasitesinin ne kadar güçlü olduğu gösterildi. Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Beştepe’ye girişinde mehter marşı çalınması gibi tüm bando, marş ve müzikler titizlikle seçilmişti ve hepsi ince mesajlar içeriyordu. Liderlerin belirlenen bakanlar tarafından karşılaması ve ABD Başkanı Trump’a NATO içinde çok nadir uygulanan A+ tipi karşılama töreni yapılması dikkat çeken diğer konulardı. Özellikle Türk Yıldızları Gösteri Ekibi’nin savaş uçakları ile selamlama uçuşu ve gösterinin zamanlaması tüm dünyanın takdirini kazandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderlere, MKE tarafından üretilen ve üzerine her bir konuğun adının kazınmış olduğu, içinde ihracat izni de bulunan Türkiye üretimi bir Gümüşay Altıpatlar Revolver silah ile bir kutu mühimmat hediye etti. Böylece “Silah almıyoruz, silah satıyoruz.” mesajı verildi. Hediye edilen silah tüm dünyanın gündeminde yer aldı. Liderlerin kimi yanına aldı, kimi büyükelçiliğine teslim etti, kimi de ülkesinin müzesine bağışladı. Kanada Başbakanı Mark Carney ise kendisine hediye edilen isme özel tabancadan sonra, “Benim hediyem sönük kaldı.” diyerek herkesi gülümsetti. Üç farklı durum ortaya çıktı. Ülkemizde millî gurur, Avrupa’da güvenlik krizi ve sosyal medyada ise Avrupa’nın zayıflığının kanıtı olarak görüldü. Silah hediyesini garipseyenler için sözümüz: Unutmayalım ki NATO bir barış örgütü değil, NATO bir silah ittifakıdır. Ayrıca tarihimizde misafire silah hediye etmek gibi bir geleneğimiz olduğu da göz ardı edilmemeli.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 36. NATO Liderler Zirvesi’nde konuklar için Ay Yıldız Müşterek Karargâhı’nda NATO savunma bakanlarına bir resepsiyon verdi. TUSAŞ tarafından geliştirilen Türkiye’nin yerli insansız hayalet savaş uçağı ANKA-3, zirve için özel bir gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Dünya liderleri, basını ve uluslararası yorumcular, Türkiye’nin diplomatik girişimleri ve kriz bölgelerinde yürüttüğü arabuluculuk faaliyetlerine dikkat çekerken Ankara’nın “Barışın Anahtarı” olarak öne çıktığı yönünde hemfikir oldular. Dünya liderleri, Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun yeniden derlenip toparlanması sayesinde ülkelerine mutlu döndüler. Son yıllarda NATO’nun prestij kaybı vardı. NATO, Türkiye’de küllerinden yeniden doğdu.
Dünyanın hayranlıkla izlediği ve yıllarca konuşulacak NATO için muhteşem bir organizasyon yapıldı. Fakat CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, F-35 sorunu ve KAAN için görüşülen General Electric F110 motorları verilmesi, klasik ABD Kongresi’nde tartışılır ve uzatmalara giderse, yani konu çözümsüz kalırsa Türkiye için çok büyük sıkıntı olur. Tüm emekler ve harcamalar büyük oranda boşa gitmiş olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ev sahipliğinde yapılan NATO Liderler Zirvesi’nin görünmeyen mimarları vardı. Büyükelçi Prof. Dr. Hasan Doğan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ve nice isimsiz kahramanlar… Tüm dünyaya titiz bir çalışma ve ciddiyeti ile “Büyük devlet nasıl olunur?” mesajı çok net verildi. Dünya, NATO Ankara Zirvesi’ni ve Türkiye’yi konuşuyor. Daha uzun yıllar konuşulacak gibi görünüyor. NATO hazırlık çalışmalarının parçası olmaktan onur duyuyorum. Devletimiz ve milletimiz adına emeği geçen herkese şükranlarımızı sunarız.
