ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Antarktika üzerindeki ozon deliğinin iyileşme eğilimini sürdürdüğünü ve bu yıl ölçülen boyutunun 1992’den bu yana kaydedilen en küçük 5. seviyede olduğunu bildirdi.
Bilim
Cambridge Üniversitesi’nin araştırması, beynin hayat boyu değişimini haritalandırdı; 9, 32, 66 ve 83 yaşları, sinir bağlantılarında kritik dönüm noktaları olarak belirlendi.
ABD’deki California Üniversitesinden araştırmacılar, Dünya’ya 18 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir M cüce yıldızının yaşanabilir bölgesinde yeni bir Süper-Dünya ötegezegeni keşfetti.
Bilim insanları, yıllardır tartışılan “evren bir simülasyon mu?” sorusuna net bir yanıt verdi. Yeni araştırmaya göre evrenin hiçbir şekilde bir bilgisayar programı ya da simülasyon olarak var olamayacağı ortaya kondu.
Modern yaşamın değişmeyen bir parçası olan stres, yalnızca ruh halimizi değil, genetik yapımızı bile etkiliyor. Epigenetik araştırmalar, stresin DNA üzerinde kalıcı izler bıraktığını gösteriyor. Peki bu değişimler sağlığımızı nasıl şekillendiriyor? İşte, stresin epigenetik etkileri…
Bilim insanları, denizkestanelerinin aslında tüm vücudu kaplayan beyin benzeri bir sinir sistemine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, kafası veya belirgin bir merkezi sinir sistemi olmayan canlıların bile karmaşık bir “beyin örgütlenmesi” geliştirebileceğini gösteriyor.
Bilim insanları, CD4-Eomes bağışıklık hücrelerinin yaşlanmış ve zararlı dokuları hedef alarak yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini ortaya koydu.
Tıpta çok nadir görülen bazı vakalar, insan vücudunun diğer insanların salgılarına ve hatta suya karşı aşırı alerjik tepkiler geliştirebildiğini ortaya koydu. Uzmanlara göre bu tür reaksiyonlar, bağışıklık sisteminin karmaşık işleyişini anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor.
Einstein’ın teorisi, yeterince hızlı hareket eden bir uçağın zamanın akışını yavaşlatabileceğini söylüyor. Peki, gezegenimizin dönüş hızını aşarak sonsuza dek gün ışığında kalmak için saatte kaç kilometre hız yapmamız gerekiyor? Efsanevi Blackbird’den günümüze gelen bir “efsanenin” hikayesi…
Leeds Üniversitesi liderliğinde yürütülen yeni bir çalışma, insan vücudunun kendi içinde bağımlılık riski taşımayan bir ağrı bloke etme sistemi taşıdığını ortaya koydu.










