CERN’deki LHCb deneyi sırasında, Σ⁺ parçacığının üç parçacığa bölünmesiyle oluşan şimdiye dek gözlemlenmiş en nadir baryon bozunumu tespit edildi. Üstelik deneyin bu parçacığı araştırma gibi bir amacı bile yoktu.
Bilim
Duke Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışmaya göre, orta yaşta yapılan bir beyin taraması, kişilerin biyolojik olarak ne kadar hızlı yaşlandığını ve gelecekte karşılaşabilecekleri sağlık risklerini gösterebiliyor.
Bilim İnsanları, Yas Sürecinin Beş Farklı Yolunu Belirledi: En Çok Etkilenenler 10 Yıl İçinde Ölme Riskiyle Karşı Karşıya!
Bilim dünyası yeni bir sorunla karşı karşıya: Uzay yolculuğunun, insanların görme yetilerini kaybetmesine sebep olabildiği ortaya çıktı!
Füzyon enerjisi üzerine çalışan bir girişim, cıva-198 izotopunu kullanarak altın üretmenin teorik olarak mümkün olduğunu savunuyor. Bu fikir, enerji üretiminin yanında ekonomik geri dönüş hedefini de gündeme taşıyor.
Bir grup uluslararası araştırmacı, zıplayan genleri derinlemesine araştırarak insan genomunu etkileyen “hayalet kodları” ortaya çıkardı.
Yeni araştırma, saç köklerinin aslında ölmediğini, sadece “uyku moduna” geçtiğini ortaya koydu. Bu keşif, ilaç ya da cerrahi müdahale gerektirmeyen yeni tedavi yöntemlerinin önünü açabilir.
Penn State’te yüksek lisans eğitimi alan Divya Tyagi, enerji üretiminde kullanılan 100 yıllık klasik bir denklemi yeni bir boyuta taşıyarak, türbin tasarımında dikkate alınmayan kuvvetleri modele dahil eden bir yaklaşım önerdi.
Yeni bir çalışma, beynin uyanırken nasıl “açıldığını” ilk kez detaylı bir şekilde ortaya koydu. Uyanma sırasında yaşadığımız yorgunluk, kafa karışıklığı veya canlılık hissi, beynin hangi evreden çıktığına bağlı olarak değişiyor.
Bilim insanları, insan hücrelerinin kendini yok etmesini engelleyerek yaşlanmayı durdurabilecek yeni bir ilaç geliştirdiklerini açıkladı. “Anti-nekrotik” adı verilen bu ilaçla ilgili ilk insan denemelerinin yıl sonunda başlaması bekleniyor.
