Mücevher dünyasında “arşiv” kelimesi çoğu zaman nostaljiyle eş anlamlı kullanılır. Oysa Bvlgari’nin yeni koleksiyonu Bvlgari Eternal, geçmişi vitrine kaldırmak yerine onu çalışır bir tasarım dili olarak bugüne taşıma fikri üzerine kurulu. Ocak 2026’da sunulan koleksiyon, markanın tarihsel kodlarını çağdaş bir yaratıcılık süreciyle yeniden ele alıyor; süreklilik fikrini, estetik bir hafızaya dönüştürüyor.
Bu hikayenin çıkış noktası net: 1942 tarihli ikonik bir arşiv bileziği. Koleksiyonun ilk bölümü olan Vimini, tam da bu tasarımdan doğuyor. Bvlgari arşivlerinde markanın DNA’sını temsil eden temel parçalardan biri olarak kayda geçen model, bugün kolye, bilezik, yüzük ve iki farklı küpeden oluşan beş mücevher parçasıyla yeniden kurgulanıyor. Süreç yalnızca bir “yeniden üretim” değil; tasarımın yıllar içinde evrilmeye açık yaratıcı bir miras olarak konumlandırılması.
Savaş Yıllarından Gelen Bir Tasarım Dili
Vimini’nin referans verdiği 1940’lar, mücevher tasarımında malzeme ve üretim koşullarının belirleyici olduğu bir dönem. İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği kısıtlamalar, tasarımcıları farklı çözümler üretmeye itiyor. Bu bağlamda ortaya çıkan model, sınırlardan beslenen bir yaratıcılığın ifadesi.
Dalgalı motifin ritmik tekrarına dayanan yapı; pembe ve sarı altının birlikteliği, kromatik kontrast ve modüler kurgu gibi Bvlgari stilinin ilerleyen yıllarda ayırt edici hale gelecek özelliklerini erken bir dönemde ortaya koyuyor. Aynı zamanda Fransız platin geleneğinden ayrışan, sıcak altını merkeze alan Romalı kimliğin de güçlü bir göstergesi.
“Bvlgari Eternal ile yaratıcı hikâyemizde yeni bir sayfa açıyoruz; yeniden yorumlamanın gücüyle geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan bir dönem başlatıyoruz. Arşivlerimizin derinliklerine inerek Bvlgari’nin zamansız ruhunu onurlandırıyor, onu çağdaş bir vizyonla geleceğe taşıyoruz. Bu koleksiyon, mirası inovasyona dönüştürme yetkinliğimizi kutlarken, tarihimizde saklı kalan değerleri modern sanat ve tasarımın ifadeleri olarak yeniden hayata geçiriyor.” –Jean-Christophe Babin, Bvlgari CEO
Vimini: Zanaatkarlığın Örgü Hafızası
“Vimini” adı, tasarımın örgü dokusuna gönderme yapıyor. Antik Yunan ve Roma’da saman dallarından sepet üretiminde kullanılan kadim bir tekniğe referans veren bu isim, gündelik zanaat ile yüksek mücevher arasındaki çizgiyi bilinçli biçimde inceltiyor. Sade ve işlevsel bir ilham kaynağı, Bvlgari atölyelerinde altının esnekliği ve form kabiliyeti üzerinden çağdaş bir mücevher diline dönüşüyor.
Serinin merkezindeki bilezik, arşiv modelini doğrudan referans alıyor. Altın dalga bileği sararken, eşkenar dörtgen modüller görünmez esnek bağlantılarla bir araya geliyor; yapı hem hareket hem de uyum üzerine kuruluyor. Aynı modüler yaklaşım kolyede boyun hattını saran akışkan bir çizgiye, yüzükte ise beş bantlı katlanabilir bir forma dönüşüyor. Küpelerde ise dikeylik öne çıkıyor; sallantılı formlar ve modüler ızgara yapıları sarı altının sıcak tonunu vurguluyor. Tek ve özgün ear-cuff versiyonu, koleksiyonun daha cesur yüzünü temsil ediyor.
“Bu seriyi hayal ederken, zamansız cazibesinden etkilendiğim özgün arşiv parçasını daima aklımda tuttum. Ritmik geometrisi ve altının sıcak tonları beni büyüledi; bu unsurları modern bir duyarlılıkla yeniden yorumladık. Her bir parça akışkan ve dokunsal bir his uyandırıyor; bedenle doğal bir uyum içinde hareket edecek şekilde tasarlanmış, çağdaş, zarif ve mirasımızla derin bir bağ taşıyor.” –Lucia Silvestri Bvlgari Kreatif Direktörü
High Jewelry ve Malzeme Deneyleri
Vimini dünyası, eş zamanlı olarak tanıtılan tek ve eşsiz High Jewelry tasarımlarla genişliyor. Burada Bvlgari’nin dikkat çektiği başlıklardan biri, mücevher için alışılmadık bir malzeme olan Diamond-Like Carbon (DLC) kaplama. Olağanüstü sertliği, dayanıklılığı ve sürtünmeyi azaltan yapısıyla bilinen bu avangard kaplama, mücevherde derin, kadifemsi siyah bir yüzey oluşturuyor.
Siyah DLC’nin, ışıltılı sarı altın ve carré kesim pırlanta pavé ile kurduğu kontrast; koleksiyona güçlü bir grafik etki kazandırıyor. Yatay ve dikey kompozisyonlarla tasarlanan bu parçalar arasında choker’lar, klasik kolyeler ve poncho formunda avangard tasarımlar yer alıyor.
Süreklilik Olarak Miras
Bvlgari Eternal, ismiyle uyumlu biçimde mirası sabitleyen değil, akışta tutan bir yaklaşım öneriyor. Arşiv tasarımının bugüne taşınması, estetik bir alıntıdan çok, markanın kendi tasarım hafızasıyla kurduğu aktif bir diyalog. Vimini ise bu yolculuğun ilk cümlesi gibi duruyor: geçmişten gelen bir formun, çağdaş mücevher dili içinde yeniden anlam kazanması.
Kaynak: Elle Kadın Dergisi

