Marcus Graf Küratörlüğünde Konum Balat, Bursa’da
Ali Ekber Kumtepe’nin “Ben bir şey yapmıyorum” başlıklı sergisi, 2–15 Nisan 2026 tarihleri arasında Konum Balat, Bursa’da izleyiciyle buluşuyor. Marcus Graf küratörlüğünde gerçekleşen sergi, sanatçının son dönem işlerini bir araya getirerek üretim, müdahale ve malzeme arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Mekana girildiğinde ilk dikkat çeken, yeşil bir koridordan beyaz, geniş bir alana açılan geçiş.

Kumtepe’nin pratiğinde ilk bakışta hissedilen şey, sanatçının geri çekilmiş gibi görünen yaklaşımı. Ancak bu geri çekilme pasif bir durum değil, resmi kuran bilinçli bir yöntem. Boya, kum, sıva ve kuru ot gibi malzemeler yalnızca araç değil, doğrudan işin yapısını belirleyen unsurlar. Bu nedenle sergide karşılaşılan işler, bir manzarayı temsil etmekten çok, izleyiciyle doğrudan temas kuran bir alan açıyor.
Sergi boyunca ilerledikçe işlerin yalnızca görsel değil, fiziksel bir etki yarattığı fark ediliyor. Kalın boya katmanları, spatula izleri ve malzemenin birikimi, düz bir zemini neredeyse heykelsi bir kütleye dönüştürüyor. Bu yapı izleyiciyi geri çekmek yerine yaklaştırıyor, bakış sabit kalmıyor, yüzey üzerinde dolaşarak ilerliyor.
Sergide insan figürü yer almıyor. Buna karşın çitler, yollar ve kapılar gibi unsurlar, insan varlığının dolaylı izleri olarak öne çıkıyor. Bu unsurlar bir anlatı kurmaktan çok, geride kalmış bir hareketi işaret ediyor. Tanıdık olanın çözülmesiyle birlikte izleyici de sabit bir referans noktasından uzaklaşıyor.

Marcus Graf’ın da işaret ettiği gibi bu işler durağan değil. Katmanlar birbirini örterken aynı zamanda açığa çıkarıyor. Bu durum, izleme deneyimini tek bir noktadan çıkararak daha hareketli bir hale getiriyor. Göz, yüzey üzerinde dolaşıyor, sabit bir noktadan izlemek mümkün olmuyor.
Bu yapı, izleyiciyi doğadan kente uzanan bir düşünce hattına davet ediyor. Kumtepe’nin kullandığı malzemeler – bitki, saman, çimento ve beton – doğadan alınarak yeniden bir araya getiriliyor. Böylece doğa ile insan arasındaki ilişki doğrudan işin kendisinde görünür hale geliyor.
Yüzeylerde kullanılan malzeme kendini saklamıyor. Pürüzlü yapılar, sert geçişler ve açıkta kalan dokular bu yaklaşımı belirgin kılıyor. Marcus Graf’ın da aktardığı üzere, sergi hazırlık sürecinde bu malzemelerin kırılganlığı zaman zaman kendini hissettiriyor, eserler taşınırken küçük parçaların kopabildiği anlar yaşanıyor. Bu durum, malzemenin yalnızca temsil edilen bir unsur olmadığını, fiziksel varlığıyla sürecin parçası olduğunu ortaya koyuyor. Doğada bırakılan izlerin burada yeniden belirdiği hissi güçleniyor.
Kumtepe’nin üretimi çoğu zaman gündelik gözlemlerden yola çıkıyor. Kısa bir an, bir iz ya da rastlantısal bir karşılaşma başlangıç noktası oluyor. Ancak bu başlangıçlar süreç içinde dönüşüyor, katmanlar halinde birikiyor ve yeni bir yapı kuruyor. Bu nedenle işler, tamamlanmış bir sonuçtan çok, oluş halinde kalmayı sürdüren yapılar gibi duruyor.
Sanatçının “Ben bir şey yapmıyorum” ifadesi de bu yaklaşımı doğrudan karşılıyor. Bu cümle, üretimin geri çekildiği bir durumu değil, müdahalenin sınırlandığı ve malzemenin kendi dilini kurmasına alan açıldığı bir yaklaşımı tarif ediyor. Sergi, izleyiciye hazır bir anlam sunmak yerine, anlamın karşılaşma anında kurulduğu bir alan açıyor.
Sanatçı Hakkında
Ali Ekber Kumtepe, üretimini Bursa ve İstanbul arasında sürdürüyor. Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu olan sanatçı, çalışmalarını çoğunlukla sergi bağlamı içinde kurguluyor ve disiplinlerarası bir yaklaşım benimsiyor. Eserleri, Uluslararası Marmara Üniversitesi Öğrenci Trienali, Akbank Sanat Uluslararası Günümüz Sanatçıları Sergisi, Top Talent Europix Festivali ve Forum Stadtpark Video Art Festivali gibi platformlarda izleyiciyle buluştu.

