İngilizce “Phone” (Telefon) ve “Snubbing” (Yok sayma/Küçümseme) kelimelerinin birleşiminden türetilen “Phubbing”, modern iletişimin en büyük tehditlerinden biri olarak tanımlanıyor. Sosyal ortamlarda veya ikili ilişkilerde, bir tarafın iletişim kurmaya çalışırken diğer tarafın göz temasını kesip telefon ekranına gömülmesi, basit bir kabalık olarak görülmemeli. Yapılan davranış bilimleri çalışmalarında, bu eylemin karşı tarafa sözsüz olarak “Sen, şu an telefonumdaki bildirimden daha önemsizsin” mesajı vererek reddedilmişlik hissi uyandırdığı görülüyor.
Maruz kalan kişi üzerinde yapılan incelemelerde; phubbing davranışının beyindeki “sosyal dışlanma” ve “fiziksel acı” merkezlerini uyardığı tespit ediliyor. Partneri tarafından sürekli telefona tercih edilen bireyler, zamanla iletişim kurmaktan vazgeçerek özgüven kaybı yaşadığı ve ilişki doyumunun ciddi oranda düştüğü gözlemlendi.

Sürekli telefonla ilgilenme halinin altında yatan nedenlerin başında “Gelişmeleri Kaçırma Korkusu” (FOMO) ve internet bağımlılığı geldiği ifade edilmektedir. Ancak bu davranışın normalleşmesi, yüz yüze iletişimin kalitesini düşürür ve empatik bağı koparır. Bir restoranda yemek yerken veya evde sohbet ederken telefonun masada, hatta elde tutulması bile, dikkatin tam olarak karşıdakine verilmesini engellediği ve sohbetin derinleşmesini %40 oranında azalttığı araştırmalarla ortaya konuldu.
Sağlıklı bir iletişim için, çiftlerin “telefonsuz bölgeler” veya “telefonsuz zaman dilimleri” oluşturması gerektiği uzmanlarca önerilmektedir. Özellikle yemek masasında ve yatak odasında telefonların ulaşamayacak bir noktada tutulması, göz teması kurarak yapılan iletişimi artırır.

