Metabolik sağlığın yalnızca kilo ile ölçülemeyeceğini belirten Dr. Zübeyde Yüce Alğan, vücudun enerji yönetimindeki dengenin bozulmasının birçok kronik hastalığın temelini oluşturduğunu söyledi. Alğan’a göre metabolik sağlık; kan şekeri, kolesterol, tansiyon, bel çevresi ve hormon sisteminin bir bütün olarak uyum içinde çalışmasını ifade ediyor.
Kişinin kendini iyi hissetmesinin her zaman metabolik açıdan sağlıklı olduğu anlamına gelmediğine dikkat çeken Alğan, metabolik bozulmaların uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini vurguladı. Bu sessiz sürecin zamanla diyabet, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve karaciğer yağlanması gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabildiğini belirtti.
Toplumda metabolik sağlığın çoğunlukla kiloyla ilişkilendirildiğini hatırlatan Alğan, bu yaklaşımın yanıltıcı olabileceğini ifade etti. Zayıf bireylerde de insülin direnci ve metabolik risklerin görülebileceğini söyleyen Alğan, kilonun tek başına belirleyici bir kriter olmadığının altını çizdi.
“Metabolik olarak sağlıksız olmak için mutlaka kilolu olmak gerekmiyor” diyen Alğan, asıl önemli noktanın vücudun aldığı enerjiyi nasıl kullandığı ve bu süreci ne kadar dengeli yönettiği olduğunu dile getirdi.
Metabolik sağlığı olumsuz etkileyen faktörler arasında hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz ve dengesiz beslenme, aşırı şeker tüketimi, yetersiz uyku ve kronik stresin öne çıktığını belirten Alğan, özellikle masa başında çalışan ve uzun süre oturarak vakit geçiren bireylerin daha yüksek risk altında olduğuna dikkat çekti.
Düzenli sağlık kontrollerinin önemine de değinen Alğan, kan testleriyle kan şekeri, kolesterol ve insülin düzeylerinin izlenebileceğini söyledi. Erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliklerinin ileride ortaya çıkabilecek ciddi hastalıkları önlemede büyük rol oynadığını vurgulayan Alğan, sağlıklı bir metabolizmanın yalnızca hastalık riskini azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda günlük enerji düzeyini ve genel yaşam kalitesini de belirgin şekilde artırdığını ifade etti.

