Kasım ayında Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, son 5 bin yılda Doğu Afrika’nın belirgin biçimde kuruması, bölgedeki tektonik hareketleri etkiledi.
Araştırmanın kıdemli yazarı, Columbia Üniversitesi’nden jeolog ve fizikçi Christopher Scholz, iklim ile levha tektoniği arasındaki ilişkinin çift yönlü olduğuna dikkat çekerek, genellikle dağ oluşumlarının iklimi etkilediğinin düşünüldüğünü ancak iklim değişiminin de yer kabuğu süreçlerini etkileyebileceğini vurguladı.
150 METRE DAHA DERİNDİ
Araştırma ekibi çalışmalarını Kenya’daki Turkana Gölü’nde yürüttü. Günümüzde yaklaşık 250 kilometre uzunluğa, 30 kilometre genişliğe ve bazı yerlerde 120 metre derinliğe sahip olan göl, 5 bin yıldan daha uzun süre önce bugünkünden yaklaşık 150 metre daha derindi.
Bu dönem, Afrika Nemli Dönemi olarak biliniyor ve yaklaşık 9 bin 600 yıl öncesinden 5 bin 300 yıl öncesine kadar Doğu Afrika’da daha yağışlı koşulların hâkim olduğu bir zaman aralığını kapsıyor. Son 5 bin 300 yıldır ise daha kurak koşullar öne çıkıyor.
Bilim insanları, eski su seviyelerini ve göle taşınan tortu akışını belirlemek için göl tabanı tortullarını inceledi. Bu incelemeler sırasında çok sayıda küçük fay ve geçmiş depremlerin izleri de tespit edildi.
Bölgedeki derin ve dar göller — Turkana Gölü ile birlikte Tanzanya ve Mozambik’teki Malavi Gölü gibi — Afrika levhasının doğu kesiminde ikiye ayrılma sürecinin bir sonucu olarak oluşmuş durumda. Bu süreç, bölgede derin bir vadi yaratıyor ve gelecekte arada bir okyanus oluşmasına kadar ilerleyebilir.
FARK GİTTİKÇE AÇILIYOR
Araştırmacılar, göllerdeki su miktarındaki değişimlerin bu ayrılma sürecini etkileyip etkilemediğini anlamak istedi. Büyük su kütleleri yer kabuğuna baskı yaparken, suyun azalması bu baskının hafiflemesine yol açıyor.
Çalışmaya göre Afrika Nemli Dönemi’nin sona ermesinden sonra Turkana Gölü çevresindeki faylar yılda ortalama 0,17 milimetre ek hareket göstermeye başladı. Genel olarak Afrika kıtasındaki ayrılma hızı ise yılda yaklaşık 6,35 milimetre olarak belirtiliyor.
Bilgisayar simülasyonları bu sismik hızlanmanın iki temel nedeni olabileceğini gösterdi. Birincisi, su yükünün azalmasıyla fayların daha serbest hareket edebilmesi.
İkincisi ise dolaylı bir etki: Turkana Gölü’nün güneyindeki bir adada bulunan ve aktif bir magma odasına sahip olan volkanın altında, suyun çekilmesiyle mantonun basıncının azalması daha fazla erimeye yol açıyor. Bu eriyik malzeme magma odasını besleyerek şişmesine neden oluyor ve bu durum da yakın fay hatlarında tektonik hareketliliği artırıyor.
Scholz, bu dönemde faylanmanın arttığını gördüklerini ve bunun, yaklaşık 8 bin yıl öncesine kıyasla bölgede daha belirgin depremlerin yaşanıyor olabileceğine işaret ettiğini söyledi.
Araştırma ekibi şimdi Malavi Gölü’nde, su seviyesi değişimlerini 1,4 milyon yıl öncesine kadar inceleyen yeni bir proje üzerinde çalışıyor. Amaç, iklim değişimlerinin kıtaların ayrılma süreçlerini nasıl etkilediğini daha iyi anlamak.

